Gece her şeyin üzerini örter, diye düşünür insan. Oysa gecenin örttüğünden çok hatırlattıkları vardır. Hatırlatırken sarstıkları, sarsarken suskunlaştırdıkları, suskunlaşırken acıttıkları.
Kafesinde deli gibi kanat çırpmaktan kanatları kan revan içinde kalmış göçmen kuşlar gibiyim.
Kendi tırnaklarıyla yüzünü paramparça eden bebekler gibi çaresiz, kimsesiz.
Evin yolunu kaybettim,
evimizin yolunu,çocukluğumun, pencere önündeki çiçek kokularının yolunu, bir türlü bulamıyorum.
Şimdi kederli ve mutsuzum.
Ne yapacağım?
Daha katı olacağım ve bir insan bana ihanet ettiği için de artık kimseye güvenmeyeceğim.
Kendi hazinemi bulamadığım için gizli hazine bulan herkesten nefret edeceğim.
Ve bütün dünyayı kucaklayamayacak kadar küçük biri olduğum için, sahip olduğum az bir şeyi her zaman korumaya çalışacağım.