Eleştirel düşüncenin refleks haline gelememiş olması toplumumuzun her katmanında vardır. Bunun en önemli nedeni Türkiye'nin hem dinsel hem de dünyevi çerçevede toplumun benimsediği ciddi bir değişimi yüzyıllardır, hatta ortaçağdan beri yaşamamış olmasıdır. Efektif olarak 1920'ye, resmen de 1922'ye kadar dikta rejimleri ile yönetilmiş olan Türkiye toplumu dünyevi işlerinde otoriteyi sorgulamayı öğrenmemiştir.
Eleştiriden korkanın tek ilgisi etkileyebildiği veya etkileyecebileceğini düşündüğü insan topluluğudur. Eleştiriyi arzulayanın ulaşmayı düşlediği hedef ise tüm kainattır.