Bilir misiniz Lise, ezilen bir adama, etrafındaki herkesin velinimet kesilmesi sın derece ağır gelir.
Yorumum: belki de bundan dolayı sağ elin verdiğini sol el bilmeden vermek deniyor.
Oysa bu zamanda marifet göze sokmak. Bu insanın, hâli ve gireceği durum nazara alınmıyor.
Okul çocukları da acımak nedir bilmezler ha!.. teker teker her biri tanrı meleğidir, ama bir araya geldiler mi, hele okulda acımasızdırlar.
Yorumum: Kötülüğün, bir topluluk ile ne hâle getirdiğine ve dönüştürdüğüne güzel bir örnek, nerede durduğundan ziyade; nasıl gördüğün ve nasıl okuduğun ve nasıl algıladığın önemli oluyor.
Ne dersin, Allah bizi ilk günahımızla yakalasaydı veya bir, iki, üç günahtan sonra tevbeyi kabul etmeseydi, nasıl olurdu ? Zira, insanlar kendi aralarında üç hatadan sonrası için özür ve pişmanlığı kabul etmiyorlar. Hatta der ki, 'Seni üç defadır affediyorum, bundan sonrasını kabul etmem'. Şayet Allah da böyle muamele etseydi, hayat zehir olurdu.
Kibir, kendini beğenmişlik, kin, haset ve riya kısımlarına ayrılır. Bunların temelinde de kişinin kendi değerini bilmemesi vardır. Kişi kendi değeri hakkında cahil olunca, kibirlenir. Kendi değerini bilmemek, kişinin gözünde değerini yüceltir.
Yorumum: Yunus Emre' nin 'ilim kendin bilmektir. Sen kendini bilmezsen...' diye devam eden mısraları şimdi zihnime daha iyi yerleşti.