Defolu Kelebek

Defolu Kelebek
@Milennaa
Ve o siyah saçlarını kes yavaş yavaş...
Türk Dili ve Edebiyati
260 okur puanı
Ağustos 2017 tarihinde katıldı
Bir yandan da Allah'a başvurmayı ihmal etmiyordu: çok zayıftı, biraz daha kuvvetlenemez miydi? Metin, izci takımında trampet çalıyordu, Selim de trampet bölüğüne alınamaz mıydı? Allah susuyordu.
Sayfa 433 - İletişim Yayınları •Oğuz Atay Bütün Eserleri Dizisi 1 2008,İstanbul·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sen bir saksı çiçeğisin Turgut Özben. Yapraklarını birbirine sürterek varlığını duyamazsın. Bir ormanda olmalıydın. Ölünceye kadar yerinden kımıldamayacağını bilen bir ağacın rahatlığını duymalıydın. Bütün ağaçlara bakarak kimsenin yer değiştiremeyeceğini düşünerek ferahlamalıydın.
Sayfa 408 - İletişim Yayınları •Oğuz Atay Bütün Eserleri Dizisi 1 2008, İstanbul·Kitabı okudu
Hasta değilim ama ölüyorum, çabalamak için fazlasıyla soğuk bir varoluşla ölüyorum. Midemi burkan parlak ve korkunç günü seyrediyorum pencereden. Bir ben miyim kendini böyle hisseden? Deli miyim gerçekten?
Sayfa 28 - Parantez Yayınları Çeviri:Avi Pardo
Yaşamın Ucuna Yolculuk II
Bir acıma duygusuyla yaklaşmıyordu bu yazarlara. Kafka'nın iktidarsızlığı, Pavese'nin eşcinsel yalnızlığı değildi Tezer'i çeken.Onların yapıtlarında dile gelen, çaresizliğe, saçmalığa, hem kendi adına, hem onlar adına karşı çıkıyordu. Coşkuyla, aşkla, başkaldırıyla dolu, dopdolu bu genç insan, bu yazarlarda, gariptir, bir benzerini buluyordu. Sanki kendinde, onlara (ve onlar gibilere) sunabileceği bir yaşam iksiri bulunduğuna inanmıştı. Tüm acılara karşı, tüm yalnızlıklara karşı bir panzehir. Kendi yalnızlığını, kendi acılarını sağıltamayan bir panzehir. Yoluna çıkan, erkek, kadın, tüm çaresizlere sunmak istediği buydu. Tüm yazdıkları, Yaşamın Ucuna Yolculuk gibi, ardında bıraktığı bu notlar, aforizmalar, parçalar, bunun kanıtıdır.
Sayfa 11 - Yapı Kredi Yayınları Ağustos 2015·Kitabı okudu
Yaşamın Ucuna Yolculuk I
Yaşamın Ucuna Yolculuk, üç aşk öyküsü gibidir. Üç, posthume aşk öyküsü: Svevo, Kafka, Pavese. Gönül verdiği, ya da gönlünü gerçekten kaptırdığı yazarlardı bunlar. Onların çektiği acıya, yalnızlığa başkaldırıyordu. Kendi çektiği acılara, katlandığı yalnızlıklara, baskılara karşı başkaldırdığı gibi. Svevo'nun Trieste'de; Kafka'nın Prag'da; Pavese'nin Stefano Belbo'da, Torino'da izlerini sürdü. Bu yazarların romanları, öyküleri, günlükleri, mektupları yetmiyordu ona. Yaşadıkları, soluk aldıkları ve öldükleri yerleri yaşamak, oralarda soluk alıp vermek istiyordu. Yaşamın Ucuna Yolculuk, işte böylesi bir solumanın kitabıdır. Burda da sınırları zorladı: gönül verdiği, büyük bir tutkuyla bağlandığı bu üç yazarı yalnızca birer yazar olarak görmek istemedi. (Bunun için kitapları yeterliydi. Ama o...) Yaşamlarını aradı - bulamayacağını bile bile. Yaşamın Ucuna Yolculuk'un benzersizliği de bundar kaynaklanıyor.
Sayfa 10 - Yapı Kredi Yayınları Ağustos 2015·Kitabı okudu