Bu vasat, geleceksiz, geleceğe güvensiz varlıktan, kendimi ondan ayıramayacağıma göre Ben diye adlandırmaya mecbur olduğum bu varlıktan yoruldum. Üzüntüleriyle, acılarıyla yakamı bırakmıyor; onun ıstırap çektiğini görüyorum ve onu teselli etmekten bile acizim. Kuşkusuz ondan daha iyiyim; bir yabancı hakkında konuşur gibi ondan söz edebilirim; hangi sebeplerin beni onun tutsağı yaptığını anlamıyorum. Belki de en korkuncu, başkalarının beni yalnızca hayatla mücadele halindeki o kişi olarak tanıyacak olması.
Hepimiz aynıyız: acıklı bir olaydan korkarız; bazen öyle bir şeyin olmasını dileyecek kadar hayalci oluruz ve onun çoktan başlamış olduğunu fark etmeyiz.