Milo

Soğukta büzüşmüş, esnemiş, suyu çekilmiş, bir türlü çürüyüp dağılamayan meyveler gibiydi kelimeler.
1000Kitap
Reklam
Göğün yedi kat üstünde başkalarının istediği gibi yaşamaktansa yerin yedi kat altında dilediğimce yaşarım.
1000Kitap
gerçeği hayallerine katıyorlardı.
1000Kitap
Her sabah oturduğu bu eşikte ters çevrilmiş bir böcek gibi debeleniyor, her an biri yanlışlıkla ezebilir. Plastik bir terliğe, kauçuk bir ayakkabı tabanına yapışıp hücreleri toz zerreciklerine dönüşene dek çiğnenebilir.
1000Kitap
Bir sabahtan öbür sabaha bir çemberin üzerinde yürür gibi yaşıyor. Hep aynı yerden başlayıp aynı yoldan yürüyüp aynı yere varıyor. Gözleri pencere gibi. Her gün, her an aynı yerde durup aynı yeri görüyor.
1000Kitap
Reklam