Milsanin Kitapları

Milsanin Kitapları
Önyargısız okumaya, kendini okudukları ve gördükleri ile ileri taşımayı amaç bilmiş kişi.
5 Ocak 1953 günü, Boranlı Istasyonu’nda bir yolcu treni durdu ve topu topu bir buçuk dakika bekledi. Oysa önünde yol açıktı. Her zamanki gibi durmadan geçebilirdi. Bu bir buçuk dakika içerisinde vagonların birinden siyah deri çizmeleri birbirinin aynısı olan üç kişi inerek istasyon şefliğine doğru yürüdüler. Üçü de suskundu, çevreyi kendilerinden emin bakışlarla süzüyorlardı.
Edebiyat
Reklam
Puan vermedi·444 syf.··
2025 3. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2025 13:57
Bugün Cengiz Aytomov’un en çok bilinen ve okunan eserlerinden biri olan “Gün Olur Asra Bedel” adlı romanını yorumlayacağız. 45 yıl önce kaleme alınan bu roman SARI ÖZBEK BOZKIRI diye anılan bir yerde, BORANLI TREN İSTASYONU’nda başlar. Kitabın baş karekterlerinden YEDİGEY’in, yakın dostu KAZANGAP’ın cenazesini ANA BEYİT mezarlığına götürme yolculuğu ile romana başlıyoruz. Kitap yazarın sunduğu kurgu itibariyle okura bu yolculukta bir günü anlatıyor bizlere. Fakat kitapla bağlantılı olan hikayelerin öyküsünü de okuyoruz bir yandan. Bu öyküleri okurken kafa karışıklığı yaratmayacak şekilde, geçmiş ve şimdiki zaman arasında bir köprü vazifesi de yapıyor diyebiliriz. Kitapta geçen öyküler için birer başlık açmak gerekiyor. İlk olarak Nayman Ana hikayesini ele alalım. Oğlunu arayan, ölüsünü ya da dirisini bulmak isteyen bir annenin hikayesini okuyoruz. Aytmatov okurlarına evlat özleminle yaşayan bir annenin çaresizliğini, mücadelesini etkileyici bir dille anlatıyor. Kayıp bir evlat yerine, mezarı belli olan evladın özlemini ve arzusunu ustaca yansıtmış. Bu satırları okurken MATRUKLAŞMA diye bir kavram çıkıyor karşımıza. Dönemin siyasi oluşumları önce kişilerin kafalarını kazıyarak, sonrasında ise deve derisi geçirerek güneş altında bırakır. Deri güneşte küçüldükçe, kafaları sıkışır ve aklının yitirmesine neden olur. Bunun sonunda da MATRUKLAŞMA meydana gelir. Daha sonra ise Nayman Ana’nın oğlunu bulması ve ona kendisini anlatma ve hatırlatma çabasını okuyoruz. Hikayenin sonu ise yıkıcı, şaşırtıcı ve hüzünlü bir şekilde bitiyor. Kuttubayev Abutalip Abutalip ve eşi Zaripa kitapta beni en çok etkileyen iki karekter oldu. İki çocuk sahibi olan Abutalip’in, dönemin siyasi ikliminden ötürü çok sevdiği öğretmenlik mesleğinden uzaklaştırılmasını okuyoruz. Buna bağlı gelişen
Edebiyat & Roman
Gün Olur Asra BedelCengiz Aytmatov · Ketebe Yayınları · 202156bin okunma

Milsanin Kitapları

, bir kitap okudu
Puan vermedi·384 syf.·
2025 5. kitabı
Maja Lunde
7.3/10 · 41 okunma
7/10
·272 syf.··
2025 2. kitabı
2025 yılının ilk bilimkurgu okuması Fred Hoyle’den Kara Bulut oldu. Kitabın arka kapak yazısı şöyle diyor: “Kara Bulut bana göre Isaac Asimov ve Arthur Clarke’ın en iyi eserleriyle birlikte, bugüne dek yazılmış en iyi büyük bilimkurgu romanlarından biri.” bunu söyleyen kişi RİCHARD DAWKİNKS. Bu noktada durup bu ismi araştırıyoruz. Dawkings evrimsel biyolog ve yazar olarak çıkıyor karşımıza. Kendisi önemli ve tanınan bir isim. Ama kitabın arka kapağında Asimov ve Clarke’ın EN İYİ ESERLERİYLE BİRLİKTE tanımı çok ama çok iddalı ve altı da doldurulamayan bir söylem olmuş. Önce burayı netleştirelim. Kitaba gelirsek yazar Fred Hoyle YILDIZ NÜKLEOSENTEZİ KURUCUSU önemli bir biliminsanı. İncelemesini yapacağımız kitap ise kendisinin biliminsanı olması nedeniyle kurgunun yanında, bolca bilimsel örneklemelerle dolu bir roman diyebiliriz. Hikayenin başlangıç noktasına gelirsek astranomlar gökyüzünde bir karanlık fark ederler. Karanlığın bir bulut olduğunu ve asıl olay ise bu bulutun güneş sistemine doğru geldiği anlaşılır. Bundan sonraki süreçte ise Kara Bulut’un dünya üzerindeki iklim, sosyoloji, politika vb. konularda etkilerini okuyoruz. Kitap kurgu itibariyle çok sürükleyici, lakin bu kurgunun hızlıca geçilmiş bazı kısımları okur olarak beni çok da olarak tatmin etmedi. Spolier Kitabın bulutun güneş sistemine yerleşmesiyle birlikte yaşanan iklim krizi ve buna bağlı yaşanan ölümlerle ilgili detaylı bilgi vermemesi, olayı daha çok biliminsanları ve politikacılar arasında anlatması beni yordu. Okur olarak böyle bir olayın dünya üzerindeki sonuçlarını daha detaylı okumak isterdim. Burada yazar hayal gücünü kullanamamış. Kitapta yer yer çok sağlam bilimsel anlatımlara denk geliyoruz. Bu kısımları atladığınızda kimi zaman okura bir şey kaybettirmese de, bazen okumanız gerekiyor
Edebiyat & Roman
Kara BulutFred Hoyle · İthaki Yayınları · 2022206 okunma