Kendisini alışılmış çocuk ölçülerinden bir santim bile yukarıya çekecek herhangi bir olağanüstü yeteneği, ayırt edici özelliği, beğeni, duygu konularında üstün bir gelişimi yoktu. Ama alışılmış çocuk ölçülerinin aşağısına düşürecek bir eksiği, kusuru, kötü yönü de yoktu.
Laf aramızda, bütün çocukları melek sayan, çocuk eğitimiyle uğraşanlardan da çocukluğu yarı kutsal tutmalarını bekleyen birtakım ciddi kişiler benim yukarıda kullandığım dili soğuk, duygusuz bulacaklardır. Ne var ki, ben bu kitabı ne anne baba bencilliğini okşamak, ne beylik lafları yansıtmak, ne de birtakım yapmacıkları ayakta tutmak için yazıyorum. Yalnız gerçeği söylüyorum ben.