Hülya Yücel Ergün

Hülya Yücel Ergün
Ses Söz Arpacık
Uluslararası İlişkiler
316 okur puanı
Ağustos 2017 tarihinde katıldı
" Senkretizm, birbirine ters olan inançların bir araya getirilmesidir. Çağdaş düşünürlerimizden İsmail Fenni Ertuğrul, Osmanlıca Felsefe Sözlüğü'nde senkretizme 'intihabiye mezhebi' der. Yani 'yamalı bohça mezhebi.' (...) (...)Gülen'in din anlayışı da bir senkretist harekettir. Çünkü çeşitli inançları kendi otantik bağlamından kopararak yeni bir karmaşa/alaşım ortaya çıkarmaya çalışır."
Sosyoloji
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Bazen şunu diyorum, kendilerini gerçek devlet yerine koyup gerçek devleti paralel görmeye başladılar. Önce küçük haksızlıklar yaptılar. Küçük haksızlıklar tepki görmeyince tekrar ettiler. Biz her şeyi yaparız ve kimse bir şey demez, Başbakan'ı alırız atarız, biz yaptık mı oluyor havasına kapıldılar." (Avcı, 2014)
Sosyoloji
“Gülen, bu politik tutumu karşılığında hareketini büyütme imkânı elde etti. Sekiz yıllık kesintisiz eğitim politikası ile beraber ortaokul kısımları kapatılan ve ilahiyat dışındaki tüm fakültelere girişleri engellenen imam hatip liseleri bütün cazibelerini kaybetti. Bunun üzerine muhafazakâr toplumsal kesimler çocuklarının eğitimi için başka arayışlara girdiler. Sonuçta Gülen Hareketinin yurtları, dershaneleri ve özel kolejleri tek ve rakipsiz bir seçenek haline geldi. Yine imam hatip liseleri etrafında seferber olan “hayır ekonomisi”, Gülen Hareketinin okullarına ve kurumlarına doğru yön değiştirmeye başladı. Kurban derileri, zekât ve diğer hayırlar bu hareketin eğitim kurumlarına kanalize edildi. Hareketin kendisini ‘hizmet’ konusunda tekel haline getirmesi ile beraber bu daha da pekişti. Bütün İslami kesimler tarafından dini faaliyetler için kullanılan ‘hizmet’ kavramı Gülenciler tarafından sadece kendi hareketlerinin adı olarak kullanılmaya başlandı.”
Sosyoloji
“(…)Zaten bu hareketin kendi grup varlığı dışında demokratik taleplerde bulunan bir pratiğine de zor rastlanır. Örneğin başörtü eylemlerinde ya da üniversitelerde başörtüsüne özgürlük için toplanan imzalar ve yapılan çalışmalar içinde yer almamışlardı. Onlar her zaman sadece kendi grupları için çalıştılar ve bunun dışında hiçbir riske girmediler. (Aydınlar düzeyinde süren Abant Platformu toplantıları hariç). Medya çalışanlarının gözaltına alınmasından sonra meydanlarda özgürlük ve demokrasiden bahsetmeleri yine bunu da sadece cemaatleri için yaptıklarını gösteriyordu. Oysa demokrasi bir cemaat için lazım olsa dahi, onun evrensel tarzda talep edilmesi gerekirdi. Buna sahip olmadıkça bir kabile demokrasisi ile kendimizi kandırıp dururuz. Başka insanlara ve gruplara dokunamazsanız, salt düzeyde kendi grubunuzun haklarına yoğunlaşırsınız. Bu demokrasi anlayışı ile hiç kimse peşinizden gelmez, size inanmaz ve sizi ciddiye almaz.”
Sosyoloji
Moskova’da Kızıl Meydan’daki, şu yan yana sarıklar gibi inşa edilmiş eserin mimarına, Rus çarı; takdir ve tebriklerini ifade ederken soruyor: ‘Sen bundan daha iyisini yapabilir misin?’ diye. O, ‘Elbette yapabilirim.’ Cevabını verince kellesini vurdurur. Kendi adına yapılan bu eseri gölgede bırakacak bir eser daha yapmayı düşünmek, Çar’a karşı işlenebilecek en büyük suç! Birçok lider ve komutanın ülkeler fethetmelerinin temelinde de bu, ‘ben üstünüm, en iyisi ancak benim olmalı’ duygusu yatıyor olsa gerekir.”
Psikoloji