Mimir

Mimir
Can you hear the sound of silence
Kimi zaman kafamızın içindeki dağınılıktan kaçabilmek için hayatımızda kasten dağınıklık yaratıyoruz. Dışarıdaki dağınıklık ortadan kalktığında, içimizdeki dağınıklıkla yüzleşmek zorundayız çünkü.
Reklam
Diyelim çocuk eve gelen misafire “Hoş geldiniz,” demedi.Davranışı terbiye etmeye önem veren kültürel kalıp içinde çocuk yetiştiren anne-baba, “Niçin misafire hoş geldin demedin?” der. Bunu biraz sertçe söyler. Çocuk mahcup mahcup gider, “Hoş geldiniz,” der.Utandırılmıştır. İleride unutursa hatırlatılır ve bir de azarlanır. Yine utandırılır. Zamanla çocuk eve misafir gelen herkese “Hoş geldiniz,”demeyi öğrenir. Çocuk bu davranışı yapmaya terbiye edilmiş olur.Çocuğun davranışını değil, çocuğun aklını ve duygularını terbiye etmeye önem veren bir başka anne-baba farklı davranır. Diyelim çocuk eve misafir olarak gelen bir büyüğe, “Hoş geldiniz,” demedi.Çocuğun kendisini terbiye etmeye önem veren anne-baba, misafirlere döner ve “Sizden birkaç dakika rica edeceğim; oğlumla/kızımla içeride bir şey konuşmam gerekiyor,” der ve çocuğunu başka bir odaya götürür. Onun göz hizasına çömelir ve, “Bak yavrum,” der, “içeride falan filan amca/teyze var, bize misafir olarak geldi. Biz misafire değer veren bir aileyiz. Sen de bizim çocuğumuzsun. Misafirlerin bizim hayatımıza kattıkları önemlidir. Şimdi içeri girip misafirlere ‘Hoş geldiniz,’ dersen, ‘doğru olanı’ yapmış olursun. Senden doğru olanı yapmanı bekliyorum. Yapar mısın?” Çocuk muhtemelen, “Evet,” diyecektir. “Ben istediğim için değil, ‘doğru olan’ bu olduğu için yapmanı istiyorum. Aradaki farkı anlıyor musun yavrum?” Çocuk “evet” anlamında kafa sallayınca, “Teşekkür ederim. Şimdi doğru olanı yapabilirsin,” der ve birlikte odadan çıkarsınız.îlkinde çocuğun davranışı, İkincisinde çocuğun kendisi terbiye edilmiş olur. Arada dünyalar kadar fark var.

Mimir

, 2024 okuma hedefini güncelledi.
2024 OKUMA HEDEFİ
50/50 kitap - %100 tamamlandı
50 kitap okudu
50 kitap
12,9bin sayfa
2 inceleme
31 alıntı
Mutsuzluğunun temelinde, olanı ve olmayanı nasıl yorumladığın yatıyor. Bir işi başaramadığında bunu bir hezeyan olarak yorumlayan ve özgüvenini kaybeden de sensin, aynı olayı bir motivasyon kaynağı olarak görüp bir kez daha başarmayı deneyecek olan da sen olabilirsin. Hatta belki başarmak için mücadele etmek yerine, bu süreçte öğrendiklerini cebine koyarak bambaşka bir yol inşa etmeyi seçecek olan kişi de olabilirsin. Olaylar ve durumlar tek başlarına hiçbir şey ifade etmezler. Üzerine bir yorum ve yargı oluşturulmadığında ortada boş bir “şey” olarak dururlar.
Felsefe