Sarı.Günce

Sarı.Günce
@Minikcalikusu
Hiç kimse, hiç bir şey bir garip kul.
İçinde zerafet taşıyan tüm kirpilere ithafen
Puan vermedi·304 syf.··
2021 24. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 04 Ekim 2021 15:16
... Toplaşın hemen, bugün sizlere başlarda çok terim içerdiğinden dolayı okumakta zorlandığım ama sonrasında ise yavaş yavaş okuyarak bitmesini istemediğim, neredeyse her bölümün altını çizdiğim bir kitap tavsiyesinde bulunacağım. Kitabın ana karakterlerinden bir tanesi 54 yaşında zenginlerin oturduğu apartmanda kapıcılık yapan Renee..( ben ona Madam Michel diye hitap etmek istiyorum) köyde ekonomik sıkıntılarla büyüyen Michel'in Zenginlere karşı duyduğu korku onun kendi içine kapanmasına neden olmuş ve kendine herkesten uzak bambaşka bir dünya kurmuş. Kedisiyle, kitaplarıyla, sanat eserleriyle dolu bir dünya ama bu dünyaya kimseyi almak istemiyor adeta dikenlerinin arasına gizleniyor... Karakterlerimizden ikincisi apartmanda oturan zengin, yaşından üstün yeteneklere sahip 12 yaşındaki Paloma. İntihar etmek istemesiyle başlıyor kitaba. 12yaşındaki çocuk bunu neden düşünür peki? Onda yetişkin olunca bambaşka bir insana dönüşme korkusu var. Duyarsız, bencil, sanattan anlamayan ve sadece maddiyatı önemseyen bir insan olma korkusu. Birde bu iki karakteri bir araya getiren Japon Kakuro Ozu var.İnsanın sınıfsal etiketine bakmadan insanlarla bağ kurabilme yeteneği onu saklı güzellikleri ortaya çıkarmada uzman biri haline dönüştürmüş. Bakmak ve görmek arasındaki farkı çok iyi bilen biri olarak karşımıza çıkıyor. İşte bu 3 karakterin birbiriyle oluşturduğu gönül bağı çok güzel anlatılmış. İnsanların bakış açısındaki sığlık, toplumsal eşitsizlik, önyargılarımız, kapitalizm, sınıfsal korkularımız ve travmalarımız üzerine düşünmemizi sağlayacak, insanlara bakarken dikenlerin altındaki zerafeti görmenize yardımcı olacak bir kitap diyorum efendim. Ben çok beğendim. Mevcut çarka birde bu taraftan bakın derim. Tavsiyedir
Kirpinin ZarafetiMuriel Barbery · Kırmızı Kedi Yayınları · 20259,8bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kendine Saygısı Olan Kadının Hikayesi
Puan vermedi·626 syf.··
2021 19. kitabı
·
41 günde okudu
·
Okunma: 25 Ağustos 2021 19:22
Merhabalar kitapla ve yazarla ilgili bilgileri google' a danışıp kolaylıkla bulabileceğinizden ben buraya kitabı okurken bende bıraktığı duygu ve düşünceleri dilim döndüğünce anlatmaya çalışacağım. Her kitap kendine has bir tat bırakır okuyucunun zihninde tıpkı yemek seçme gibi bazı kitapları çok severiz bazısını az. Ama şunu söylemeliyim ki bu kitabı benim gibi 'Güçlü Kadın' profilini ve klasik eserleri seven herkes sevecektir eminim. Jane Eyre Annesi ve babasının trajik ölümü sonucu dayısının himayesine alınmış fakat dayısının da vefatı sonucu zalim yengesinin eline düşmüş küçük bir kız çocuğu. Hemde başta kendi varlığını kabul ettirmek, sevgi görmek için çabaları olsa da bunun mümkün olmadığını görünce hırçınlaşıp duygularını dosdoğru söylemeyi tercih eden gözleri çakmak çakmak cesur bir kız çocuğu . Bunun üzerine kötü yengemiz jane i başından savmak için hayatının geri kalanını geçirmesi için yetimhaneye gönderiyor. Asıl olaylar bundan sonra başlıyor diyebiliriz ama hayatının geri kalan kısmında alacağı kararları kendine has dik duruşunu tüm bu çocukluk döneminde yaşadığı olayların sonucu olarak gördüm ben bir eğitimci olarak. Mezun olduktan sonra mürebbiyelik yaptığı malikanede kendinden bişeyler bulduğu küçük Adele'ye ve( evin beyi) Edward'a derinden bir sevgi duyması sonucu başına gelenler ise insanı hem şaşırtıyor hemde hüzünlendiriyor ama gurur duyuyorsunuz Jane ile. Hayatın en zor anlarında doğru karar verebilmek ve sevgi yüreğimizi tam anlamıyla ele geçirmişken yanlış yapmamanın huzurunu ta içinizde hissediyorsunuz. Ve bu doğru kararların, verilen emeklerin, çekilen acıların tanrı tarafından ödüllendirilmesine şahitlik ediyorsunuz. Kimilerimiz buna mucize diyebilir. Ayrıca toplumların kadınlara ve insanların fiziksel güzelliğe bakış açısı da ciddi anlamda
Edebiyat
Jane EyreCharlotte Brontë · Koridor Yayıncılık · 202042,2bin okunma
Doğu Batı sentezinden kimseye zarar gelmez
8/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2021 10. kitabı
Peyami Safa'nın dönemin özelliklerine ayna tutması, karakter tahlilleri ve üslubuyla en iyi eserlerinden sayılan Fatih-Harbiyesi ile geldim. Kitap bir solukta okunabilecek kadar akıcı ve sizi yormayacak incelikte. İnceliğine aldırmayın sakın içinde o kadar güzel tahliller var ki. Lozan anlaşmasından sonra batılılaşma hareketlerinin kültüre yansıması sebebiyle toplumun ruhi bunalımını, kuşak farkı nedeniyle babanın evladını fikri olarak etkileyememesinin verdiği üzüntüyü içinizde hissediyorsunuz. Kitapta kişiler üzerinden toplumun içinde bulunduğu çıkmaza değinilmiş, semtler ve kişiler doğu ve batı temsilcileri olarak ustaca kaleme alınmış. Sarı saçlı kadınlara karşı baş örtülü kadınlar, Fatihteki köşke karşı Perapalas... Tüm bunların ortasında kalan ve kendini seçim yapmak zorunda hisseden Neriman.. Batı'yı teknik ve bilim bakımından örnek almamızı fakat mevcut kültürümüze de sahip çıkmamızı istiyor yazar. Yönümüzü batıya çevirdikten sonra kendi kültürümüze de sırtımızı dönmememiz gerektiğini söylüyor kısaca.( Burada Ziya Gökalp' in kültürün milli kalması yönündeki fikirlerini de belirtmiş.) Batı'yı örnek almak Kıyafetler, kullanılan mekanlar ile batıyı taklit etmek özentilikten öteye gidemiyor maalesef,gelişemediğimiz gibi kendi kültürümüze de yabancılaşıyoruz. Koşullar değişti teknoloji önü alınamaz bir şekilde ilerliyor dönüp soruyor muyuz kendimize, taklit edip özeniyor muyuz yoksa araştırmalar yapıyor muyuz? Gerçekten mükemmel çalışmalar yapan bilim insanlarımızı takdir ediyorum ama sizce de azınlıkta değil miyiz bu konuda? Geçmiş bilgi birikiminin üzerine katıp çığ olup büyümek varken bireysel başarılarla yetiniyoruz. Faiz Bey'in kitapta geçen altını çizdiğim bir cümlesi var ' Bir İngiliz kızına Sadi'yi sorsan bilir. Sen Şarklı olduğun halde bilmezsin,
Edebiyat
Fatih HarbiyePeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202057,2bin okunma
Puan vermedi·180 syf.··
2021 18. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 14 Temmuz 2021 14:39
Felatun Bey ve Rakım Efendi isminden de anlaşılacağı üzere(Bey-Efendi) doğu-batı medeniyetleri karşılaştırması yapan bir roman. Felatun(eflatun) frenkçesi ise Platon olan kişi alafranga(batı) yaşam tarzını, Rakım efendi ise alaturka yaşam tarzını benimsemiş iki karakter olarak karşımıza çıkıyor. Felatun bey baba parası yiyen ve dünyalık hayata düşkün bir mirasyediyi, Rakım efendi ise yetim olarak büyümüş ve kendi ayakları üzerinde durmuş bir genci temsil ediyor. Bu bağlamda ailenin çocuk üzerindeki etkilerini görebiliyoruz. Çünkü Felatun bey alafranga meraklısı (Mustafa meraki Efendi) bir baba tarafından yetiştirilirken, Rakım Efendi hanımefendi annesi ve Arap bir cariye tarafından yetiştiriliyor. Ee o zaman Çevresel faktörlerin etkisi az, TV, tablet, sosyal medya yok çocuklar daha çok taşıyor aileye ait alışkanlık ve değerlerini. Tabi bu karşılaştırmanın çok da objektif olduğunu söyleyemeyiz. Her ne kadar iki insanın da zaafları, yanlışları okura verilmeye çalışılsa da Tanzimat döneminden sonra yanlış batılılaşma anlayışı eleştirilirken doğunun sahip olduğu değerler olması gereken olarak veriliyor. Yazarın okuyucuyla konuşur gibi anlatması da kitabı daha akıcı hale getirmiş iç sesimi okur gibi oldum ara ara :) Mizahi bir dille yazıldığı içinde okurken yer yer gülümsedim. Velhasıl kelam, okuyun efendim Tavsiyedir. Hamiş: Hamiş: mektup yazılıp bittikten sonra altına yazılan kısa not demekmiş :)))
Edebiyat
Felâtun Bey ile Râkım EfendiAhmet Mithat Efendi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202528,2bin okunma
Puan vermedi·352 syf.··
Beğendi
·
2021 15. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2021 22:05
Merhabalar; bugün sizlere TV de aynı isimli dizi uyarlamasıyla herkesin az çok konusunu bildiği bir kitap incelemesi ile geldim. Benim gibi TV'den dizi takibi yapamıyorsanız, 'ev işleri güçlerinden TV izlemeye vakit mi kalıyor anacım günde en az 2,5 saati TV başında nasıl geçirelim' diyorsanız kitabı gün içerisinde ara ara okuyarak sizde benim gibi zaman kaybetmeden hikayenin sonunu öğrenebilirsiniz. Tabi dizideki entrikalar biraz reytingler fazla olsun diye abartılmış sanırım Nalan'ı biliyorsunuz artık, Nalan varlık içinde ama sevgi ile büyütülmeyen bir kız çocuğu. ' Anne-Babanın veremediği sevgiyi, güveni maalesef yetişkin olduğunda çocuklarımıza dışarıdan yanlış birileri vermeye kalktığında hataya açık hale gelmiş oluyorlar. Bebekliğinin temel-güven döneminde ihtiyaçları yeterince karşılanmayan bireyler büyüdüklerinde insanlara karşı güvensiz ve mutsuz bireyler oluyorlar. Sevilmeyen bireyler sevmeyi de sevilmeyi de bilmiyorlar maalesef. Diziyi izlemediğim için psikolojik tahlillere ne kadar yer verildi bilmiyorum ama kitabın insanları daha iyi anlamak, empati yapabilmek için okunması gerektiğini düşünüyorum. Sadece bireysel değil toplumsal-kültürel açıdan da güzel tahliller mevcut. Özellikle kadın haklarından yana biriyseniz karakterleri yargılamadan okuyabilir misiniz bilmiyorum, ben yer yer yargıladım itiraf etmem gerekirse. @drgbudayicioglu tam da insanları görüşleri ve görünüşleriyle yargılamadan önce geçmiş yaşantılarına ve onu o hale getiren sebeplere odaklanmamızı istiyor bizden. Yapabilsek dünya ne güzel bir yer olurdu değil mi? İnşallah Bu tarz kitaplarla öğreneceğimize inanıyorum. Son olarak; sevginizi göstermeyecekseniz, kişiyi sevmeyecekseniz ne eş ne de çocuk sahibi olun... . Çünkü bir ailenin sevgisiz yetiştirdiği bir çocuk başka bir ailenin
Psikoloji
Camdaki KızGülseren Budayıcıoğlu · Doğan Kitap Yayınları · 202128,1bin okunma