Ben エリフ • キイク

Ben エリフ • キイク
ヌル
nazikmutluinsanlardiyari
31 okur puanı
Mayıs 2021 tarihinde katıldı
Weedon Scott, Beyaz Diş'in çektiklerini, daha doğrusu, insanların Beyaz Diş'e ettiklerini telafi etme vazifesini üstlenmişti. Bu bir prensip ve vicdan meselesiydi. Beyaz Diş'e yapılan kötülüklerin, insanlara bir kefaret yüklediğini ve bu kefaretin ödenmesi gerektiğini düşünüyordu. O yüzden, Kavgacı Kurt'a olağandışı bir ihtimam gösteriyordu. Her gün Beyaz Diş'i uzun uzun okşayıp sevmeye vakit ayırıyordu.
Sayfa 188 - İletişim yayınları·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bu Beyaz Diş için sonun başlangıcıydı; eski hayatı, nefretin saltanatı sona eriyordu. Yeni ve tahmin edilemeyecek derecede güzel bir hayat başlıyordu. Weedon Scott bunu başarmak için çok düşünmüş, sonsuz sabır göstermişti. Beyaz Diş açısından ise, yaşadıkları bir devrimden farksızdı. İçgüdülerinin ve aklının dayatmalarını kulak ardı etmiş, tecrübelerini hiçe saymış, bildiği her şeyi bir kenara bırakmıştı. Eski hayatı içinde bu yaşadıklarına hiç yer olmadığı gibi, tam tersine bütün her şey, şimdiki gibi bir teslimiyete girmemesini gerektiriyordu. Kısacası, tüm koşullar açısından, vahşi tabiattan gönüllü olarak kopup Gri Kunduz'u efendi bellediği zamankinden çok daha zorlu bir intibak süreci geçirmesi lazımdı. O zamanlar henüz yoğrulmamış, koşullara göre şekillenmeye müsait küçük bir yavruydu. Şimdi ise durum farklıydı. Artık koşullara göre şekillenme süreci sonlanmıştı. Giderek katılaşmış, vahşi ve amansız, sevmeyi ve sevilmeyi bilmeyen Kavgacı Kurt'a dönüşmüştü. Yaşadığı değişim, tam bir varoluşsal geri dönüş demekti; hem de gençliğindeki gibi kolayca şekillenebilir değilken; benliğinin dokusu boğum boğum sertleşmiş, kumaşı inatçı ve direngen hale gelmiş, ruhu demirden bir zırha bürünmüş, tüm içgüdüleri ve yargıları, çekinceleri, sevdiği ve sevmediği şeyler kesin olarak belirginleşmişken.
Sayfa 186 - İletişim yayınları·Kitabı okudu
Sesinde şefkat vardı, bu Beyaz Diş'in hiç tanık olmadığı bir şeydi. İçinde uyanmakta olan duygulara da aşina değildi. Sanki bir ihtiyacı gideriliyormuş, varlığındaki bir boşluk dolduruluyormuş gibi, tuhaf bir tatmin duygusu içindeydi. Sonra yine, içgüdülerinden kaynaklanan rahatsızlığı, geçmiş tecrübelerinden gelen endişeyi hissetmeye başladı. Bu tanrılar hinoğluhindi; sonunda ne yapacakları hiç belli olmazdı. Ah, işte beklediği gibi oluyordu! Tanrının eli, kendisini incitmek üzere kalkmış, başına doğru iniyordu. Ama tanrı hâlâ konuşuyordu. Sesi yumuşak ve teskin ediciydi. Elin tehditkârlığına karşın, ses güven aşılıyordu. Öte yandan, sesin güven vericiliğine karşın, el alabildiğine tekinsizdi. Beyaz Diş çelişkili duygular ve dürtüler içinde kalmıştı. İçinde çatışan karşıt güçlerin yarattığı alışılmadık kararsızlık hali yüzünden, kendini kontrol etmekte o kadar zorlanıyordu ki, vücudu parçalara ayrılıp gidecekti adeta.
Sayfa 184 - İletişim yayınları·Kitabı okudu
Beyaz Diş, insanların yanında kalmayı seçmemiş olsa, vahşi tabiat onu hakiki bir kurt gibi şekillendirirdi. Ama tanrılar kendisine farklı bir çevre sunmuşlar, o da kurdu hayli andıran bir köpek gibi şekillenmişti; nihayetinde artık kurt değil, köpekti. Böylece karakteri, tabiatının çamuruna ve kendisini kuşatan ortamın baskısına göre, belli bir biçime bürünüyordu. Bundan kaçınması mümkün değildi.
Sayfa 133 - İletişim yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Küçüklüğünde Lip-lip ve köpek yavruları sürüsünün kendisine ettiği eziyetlerin de bir etkisi olmuştu. Farklı şeyler yaşamış olsa, o da farklılaşırdı. Lip-lip var olmasa, diğer yavrularla birlikte büyür ve bir köpeğe daha fazla benzer, köpekleri daha fazla severdi. Gri Kunduz'da biraz şefkat ve sevgi bulunsa, Beyaz Diş'in ruhunun derinliklerine seslenebilir ve onun içindeki iyiliği yüzeye çıkarabilirdi. Ama öyle olmamıştı. Beyaz Diş'in çamuru, onu şimdiki haline getirecek şekilde yoğurulmuştu; huysuz ve yalnız, sevgisiz ve saldırgan, kendi türüne düşman bir hayvan haline gelmişti.
Sayfa 149 - İletişim yayınları·Kitabı okudu
Alıntı