Dr. Breuer'in Nietzsche'ye yardım etmek istemesiyle başlayan ve karmaşa diyebileceğimiz ya da Dr. Breuer'in en başlardaki tabiriyle satranç turnuvasına dönüşüyor.
Nietzsche: Ümitsizliği ve hastalığıyla uğraşan bir filozof. Ağrılarını bir lütuf olarak görüyor ve kendisini yersiz, yurtsuz görüyor. Ve en önemli olan 100 yıl sonra okunacağına ve anlaşılacağına inanıyor.
Breuer: Yaptığı çalışmalar ve mesleğiyle tanınıyor. Ailesi olmasına rağmen onlardan kopuk ve uzaktır. ( En başlarda. Sonlara doğru eşini sevdiği bazı sorunları eşine yıktığını fark edecek. ) Onu en iyi tanımlayan şey ÜMİTSİZLİK.
Freud: Breuer'in arkadaşı. Genç, yetenekli ve ilerde başarılı olacaktır. Şu anlık maddi sıkıntılar çekiyor diyebiliriz.
Breuer ve Nietzsche seanslara başladığında ikisi de kendilerini bulmaya, anlamaya ve sorunlarını çözmeye çalışıyor. Freud ve Nietzsche'nin çoğu fikri uyuştuğu için Breuer arkadaşıyla nasıl adımlar atmasını gerektiğini, nasıl tedavi uygulayacağının münakaşasını yapıyorlar. Bir mezar ziyareti sırasında yaşanan konuşmalar sonucu Breuer arkadaşına hipnoz etmesini ve uyanacağım zaman yardım et demesiyle sorun olarak gördüklerini yaşamaya başlar. Hipnoz seansı bittiğinde eşini boşuna suçladığını, Bertha'yı sevmediğini fark ediyor. Nietzche de aniden iyileşmesine mutlu olsa da bir yandan üzülüyor. Nasıl geçtiğini sorsada cevap bulamayınca sinirlense de arkadaşına dürüst davranınca sorusuna cevap buluyor. İki ana karakter sonunda dost oluyor. Breuer, Nietzsche'ye evinde kalabileceğini söylese de Nietzsche yalnız devam eden bir yaşama doğru yola çıkıyor.
En iyi şekilde özetleyecek olursam, psikoterapi sürecinde başarı elde etmenin karmaşıklıklarını ve insan psikolojisinin derinliklerini ele alan bir kitap.
İlk olarak kitabı okudum. Sonrada filmi izlemeyi tercih ettim.
"The Secret" zenginlik, sağlık, ilişkiler ve başarı gibi çeşitli konulara değiniliyor. Yazar, kitap boyunca, insanların istediklerini hayal etmeleri, bunun için güçlü bir inançla çalışmaları ve bu hayallerin gerçek olmasını beklemeleri gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, teşekkür etme ve pozitif enerjiye odaklanma gibi uygulamaların da önemini dile getiriyor.
İste, İnan ve Al (:
Filmde kötü durumları ne kadar çok düşünürseniz kötüyü o kadar çekersiniz, iyi şeyleri düşünmek, olumsuz olaylardan sonra kötü frekansı değiştirmek için iyi yönlere odaklanmak gerektiğini çok güzel bir şekilde işlemiş diyebilirim.