Öylesine bir okur

Puan vermedi·464 syf.·
Beğendi
·
6 günde okudu
·
Okunma: 13 Nisan 2026 10:23
·
2026 21. kitabı
Kemal Tahir
8.4/10 · 1.427 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·400 syf.··
2026 20. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 13 Nisan 2026 08:41
"Hayatla kavga edeceğine birlikte yürü. Birlikte yürürsen, onun gücünü de kazanırsın." (S.168) "Günahı ağaçlar işler, ağlamak dallara düşer." (S.184) 2005 yılında basılmış bu kitap,anladığım kadarıyla bir daha da basılmamış. Bu aralar Saadet Özen çevirilerine taktığım için okumak istedin kitabı. Doğrusu bu kadar macera beklemiyordum :)) Kitap, İstanbul'da doğuştan sünnetli olarak doğan Rum bir çocuğun, doğar doğmaz bir cami avlusuna bırakılmasıyla başlıyor. Çocuğun yüzüne düşmüş olan gözyaşının tadından onun bir hristiyan çocuğu olduğu anlaşılınca bir kiliseye veriliyor. Kilise çocucuğun sünnetli olduğunu fark edince, kendilerinden değil ancak bir yahudi olabileceğini düşünerek hahama teslim ediyor. Derken oğlumuz bir yahudi çocuğu olarak büyütülüyor. Osmanlı'nın duraklama döneminde geçen olayların tarihi bir bağlantısı olmadığı özellikle vurgulanmış. Bu nedenle içerideki şarkıların bir kısmı aslında olayların geçtiği zamandan çok sonra ortaya çıktığından bahsedilmiş. Özellikle Karagöz-Hacivat tasvirleri, ona dair ayrıntıları çok severek okudum. Türk yazarlar dahil bu denli ayrıntılı Karagöz-Hacivat anlatımı gördüğüm başka bir kitap hatırlamıyorum. Bu bölümü cidden çok çok beğendim. Kitabın önemli bir bölümü de Amerika'da geçiyor. Bu bölüm başlı başına ayrı bir kitap olacak kadar ayrıntılı anlatılıyor. Yine burada köleliğe dair acıların anlatımı çok gerçekçiydi. Çok üzüldüğüm şeyler oldu, olayları içimde hissedebildiğim kadar samimi bir anlatım vardı. Elinizde varsa, kafa dağıtmak ve hızlı bir şeyler okumak isterseniz tavsiye ederim. Keyifli okumalar dilerim.
Boğaz ÇocuğuCaroline Bongrand · Can Yayınları · 200618 okunma
Puan vermedi·400 syf.··
8 günde okudu
·
Okunma: 13 Nisan 2026 08:41
·
2026 20. kitabı
Caroline Bongrand
8.5/10 · 18 okunma
Köyü yaşatacak okul değildir,okulu yaşatacak köydür. Öyleyse, 'Köylü bizden nasıl bir okul istiyor?' diye düşünmeliyiz. Yoksa hükümet zoruyla kurulan okul da mekanik olarak dıştan kurulan her müessese gibi böyle dayanak noktası bulamaz, er geç batar.
1943'teyiz! Cumhuriyet kurulalı 20 yıl olmuş. İlk enstitü 1940'da açıldı. Bu hesapça, köy öğretmeni yetiştirmekte tam 17 yıl gecikmişiz. Sen şimdi bunu bana 'hız'diye yutturacaksın. 'Çok daha önemli işler vardı. Okuma yazmaya sıra gelmedi' dersen, 1928'de aldık alfabeyi. Hem de 'Eskisi zordu, bu kolay,' diye.... Kime göre kolay? Eski yazıyı bilenlere göreyse, değil! Halkı hızla okutmaya göreyse, 1928'den bu yana 20 yıl geçti, okuma yazma bilmeyenler yüzde 70... Yeni harfler kolaydı da ne için okutulmadı millet? Çünkü köylünün okuma yazma ile görülecek hiçbir işi yok... O kadar yok ki öğrenenler bile kısa zamanda unutuyor.
Sayfa 167 - Ketebe 2. Baskı·Kitabı okudu