“Görülecek, işitilecek, tadılacak, okunacak, yazılacak, yapılacak o kadar çok şey birikiyor ki, bundan sonra hayatımın bütün bunlara yetişemeyeceğinden korkuyorum.”
... yüreğinde bir şeylerin öldüğünü, boşluğu duydu, hiç bir haz, hiç bir amaç kalmadığını hissetti. Kendi içine alıp bekledi. Irmaktan öğrenmişti, şunu öğrenmişti: Beklemek, sabretmek ve kulak verip içini dinlemek.