"Ben seni bir okyanusun derinliğinde buldum da sevdim
Parlak bir inciydin benim için
Paha biçilmez bir inci
Ben seni soğuk ve yağmurlu bir günde
Seni düşünürken gülüşündeki sıcaklığın içime dolup da
Beni sardığı bir anda sevdim
Seni sadece selvi boyun, siyah saçların ya da kara gözlerin
Güzel bir yüzün var diye değil
Fikirlerinle, konuşmandaki güzelliğin ve benim o kor halde yanan yüreğimle sevdim"
Akşamüstüne doğru, kış vakti;
Bir hasta odasının penceresinde;
Yalnız bende değil yalnızlık hali;
Deniz de karanlık, gökyüzü de;
Bir acaip, kuşların hali.
Bakma fakirmişim, kimsesizmişim;
-Akşamüstüne doğru, kış vakti-
Benim de sevdalar geçti başımdan.
Şöhretmiş, kadınmış, para hırsıymış;
Zamanla anlıyor insan dünyayı.
Ölürüz diye üzülüyoruz?
Ne ettik, ne gördük şu fani dünyada
Kötülükten gayrı?
Ölünce kirlerimizden temizlenir,
Ölünce biz de iyi adam oluruz;
Şöhretmiş, kadınmış, para hırsıymış,
Hepsini unuturuz.
"Prometheus,tanrılardan gelecek hiçbir hediyeyi kabul etmemesi için sıkı sıkıya uyarmıştı kardeşini.Ama kızın güzelliği karşısında çarpılan Epimetheus'un bir kulağından girmiş ötekinden çıkmıştı bu uyarı.Pandora bir de kutu getirmişti beraberinde.Kutuyu açarlar,ama açmalarıyla da ne kadar kötülük ve dert varsa yeryüzüne yayılır.Pandora kapağı kapatmak isterse de çok geçtir artık.Bir 'Umut' kalmıştır kutunun içinde,tam çıkmak üzereyken çıkamayan.İnsanları bunca olumsuzluk karşısında avutan 'Umut'.
"Hava ve deniz arasında
Ekmekle barış arasında
İnanın hepiniz varsınız
Sonsuz şeyler uğruna mesela
Kırılıp dökülen şeyler uğruna
Kendinizi ne çok aldattınız."