Bugün artık, anksiyete bozukluklarına sahip bireylerin, kendilerini çevrelerindeki tehlikeye karşı aşırı ihtiyatlı kılan ve belirsiz durumları tehdit edici olarak yorumlamalarına( seçici soyutlama) veya basit uyaranları tehdit olarak abartmalarına (büyütme) neden olan, tehdide yönelik bilişsel yanlılıklara sahip oldukları düşüncesi, genellikle kabul edilir. Araştırmalar, bu bilişsel hataların altında yatan şeyin, tehlikeye ilişkin yanlış işleyen bir inançlar sistemi olduğunu artık açıkça göstermiştir.
"Ölümden korkuyoruz çünkü doğanın bir parçası olduğumuzu inkar ediyoruz; biz bir şeyiz, evren de diğeri. Fakat doğadaki her şey ölür. Biz de bir tür evren olduğumuzdan biz de ölürüz."