Atamın kurduğu ülkenin 100 yıl içinde yine eskisi gibi bombok oluşunu görmek çok üzücü... Fakat sözde demokrasi ile başa geçen ve yıllardır hileyle yalan dolanla koltuğundan inmeyen, ülkenin onurunu hiçe sayan , kapitülasyon üzerine kapitülasyon alan , birçok dış ülkenin çıkarı için çabalayan en çokta Amerika Mandacılığı hükmü altında kalan , en çok kendisini düşünen ,halkın eğitimini , ekonomisini , özgürlüğünü , güvenliğini , hakkını hukukunu ve daha pek çoğunu ayaklar altına alan bir faşist, narsist , gurursuz ve vatan haini olan iğrenç bir diktatörün etkisi altında kalmak ve tüm bu olanlara seyirci kalmak daha da çok üzücü ve onur kırıcı bir durum. İzleyerek kendi cehennemimizi hazırlıyoruz... Bu saatten sonra vicdanı rahat hiç kimse kalamaz. İktidarı seversin sevmezsin bence bunun bir önemi kalmadı. Bazen suçluluk duygusu iyidir en azından suçunu görürsün ve düzeltmeye çalışırsın. İktidara sahip çıkanları insan yerine saymıyorum bile ama karşı çıkanlar yani "biz" yaşananlara göz yumduğumuz için sadece isyan edip bunları yaşatanlara sövüp sayarak günlerimizi geçirdiğimiz için suçluyuz. Şahsen bu yaşta hiçbir şey elimden gelmez ama birçok büyüğümün gelebilir bunu biliyorum ve sizler de biliyorsunuz. Artık "ne yapmalı?" sorusunu kendimize sorup harekete geçmeliyiz yoksa her şey için çok geç olacak. İş vicdanın ötesinde olacak... çünkü 100 yıl önceki gibi İngiliz kuklasını ortadan kaldıracak , yepyeni bir ülke kuracak büyük devrimci, büyük deha , büyük komutan , büyük inkılapçı, büyük insan olmayacak. Amerika köpeği olan , faşist , narsist adamı tek bir güç durduramaz. Durdurabilecek biri/birileri varsa ancak ve ancak halktır...