Gizem Kordalı

Gizem Kordalı
@Misterio
Sosyal Hizmet Uzmanı
Yüksekögretim
Muğla Fethiye
Erzurum
53 okur puanı
Aralık 2015 tarihinde katıldı
10/10
·336 syf.··
2019 1. kitabı
Biz distopya severler için biçilmiş kaftan. Körlük metaforu üzerinden içinde bulunduğumuz siyasi ekonomik sosyal sistemlerin eleştirildiği, körlüğün insanoğlunu nasıl bir hayvana dönüştürdüğünü, içindeki vahşeti açığa çıkardığını gözler önüne seren aynı zamanda bu gibi toplumsal çöküş durumlarında örgütlenmenin önemine vurgu yapan harika bir eser. Kesinlikle bu güne dek okuduklarım arasında ilk ona girer.
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,8bin okunma
Reklam
7/10
·200 syf.··
2018 6. kitabı
Anoreksia Nervoza psikolojik kökenli olup olumsuz fiziksel sonuçları olabilen bir rahatsızlıktır. Kitap hepimizin aşina olduğu teorik bilgi yerine vaka üzerinden ilerlemiş. İki bölümden oluşuyor. İlk bölümde hasta bu süreçte yaşadıklarını, bizzat kendisi anlatıyor. Bu kısım hastalığın psikolojik dayanaklarını keşfedip hastaları anlayabilmek adına önemliydi. İkinci kısım hastanın annesi tarafından yazılmış. Bu kısımda travmanın ikincil örselenenlerinin sesi olmuş diye düşünüyorum. Kitap öğretici olduğu kadar bir zafer öyküsü de sunuyor okura. Özellikle sağlık çalışanları ve ebeveynlerin okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum
Alice Anoreksi DiyarındaJo Alice Kingsley · Resital Yayıncılık · 200629 okunma
Puan vermedi·111 syf.··
2018 7. kitabı
Toplumsal kabuller ve değer yargılarına aykırı olan ana karakter Meursault’un zamanla içinde yaşadığı topluma yabancılaşması ve kopuşu büyük ustalıkla anlatılmış. Ana karakterdeki umursamazlık seviyesi zaman zaman absürt gelse de yazar duygusal betimlemeleriyle farklılıklara empatik yaklaşabileceğiniz, hem birey hem toplum bakış açılarına yer vermiş. Toplumun çoğunluğu gibi düşünüp hissetmeyen bir bireyin toplum dışına nasıl itildiğini ve yok edilmeye çalışıldığını gözler önüne seriyor. Meursault bence hepimizin içindeki aykırı kişiliklerden bir parça taşıyor.
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137bin okunma
9/10
·372 syf.··
2018 5. kitabı
Kitap ile mesleğim gereği haşır neşir oldum. Ülke gündemi her ne kadar ünlülerin aşk hayatıyla kaynıyor olsa da aşina olduğum bir konu ensest vakaları. Aşinalık derken bunu üzülerek söylediğimi belirtmeliyim çünkü aşina olduğumuz nice sosyal sorun arasında yitip normalleşmesini istemediğimiz bir durum. Öncelikle sağlam bir psikoloji ve emek gerektiren bu çalışmasından, ensest mağdurlarının sesi olmasından ötürü Büşra Sanay’ı kutluyorum. Ensestin sosyal, hukuki, dini, psikolojik boyutu detaylıca incelenmiş. Bu noktada eleştirim kitabın (belki de toplumun buna ihtiyacı vardır bilemiyorum) ensesti sıfırdan ele alması ve röportajlarda çok sayıda tekrara yer vermesiydi. Bir sosyal hizmet uzmanı olarak Hukuken ensestin yasal boyutundaki eksiklikten ziyade uygulamadaki eksiklik olmasının, meslek erbabına karar vericilikte çok kaygan ve geniş bir alanda rol verilmesinin doğru olmadığının, bildirim yükümlülüğü yaptırımlarının halk tarafından yeterince bilinmediğinin, çocuğun rızası ve istismarın nitelikli olup olmadığı tartışmalarının gereksizliğinin, çocuk izlem merkezi sayılarının yetersizliğinin, Personel ve aile eğitimlerinin içerik ve kapsamının dar oluşunun, yazılı ve görsel medyanın bu husustaki yetersizliğinin, çocuğa yönelik aile içi cinsel eğitimin gerekliliğinin altını çiziyorum. Özellikle konunun kilit noktasında annelerin bulunduğunu nerdeyse her vakada pasif anne modelinin vakayı gizleme eğilimine ivme kazandırdığını görüyoruz. Ensest Türkiye’nin ne yazık ki bir gerçeğidir. Bizler ensestin niteliğinden ziyade önlenmesi, çocukların ıslahı konularına ağırlık vermeliyiz diye düşünüyorum
Kardeşini DoğurmakBüşra Sanay · Doğan Kitap · 20188bin okunma
9/10
·160 syf.··
2018 4. kitabı
Öncelikle kitabın beni Sisyphus dövmesi yaptırmayı düşünecek kadar etkilediğini söyleyebilirim. Sonuçta hangimiz kayayı yuvarlayarak tepenin başına dek getirip tekrar tekrar aşağı yuvarlanışını izlemedik? Okunması zor bir kitap. Felsefi bir birikim gerektiriyor. Camus intihara ‘Uyumsuzluk’ üzerinden yaklaşmış. Uyumsuz uslamlama,uyumsuz insan ve uyumsuz yaratım başlıkları ile incelemiş.” Ölüme dek süren bir mantık var mıdır?” sorusunun yanıtını aramış. İnsanın Dünyaya özgür iradesiyle gelmediğini, Dünya üzerinde yeterince belirleyici olmadığını insanoğlunun özgür olduğu tek konunun kendi yaşamı üzerindeki tasarrufu olduğundan bahseder . Hayat yaşanılası bir şey mi? Dünya ussal bir kabul bulabilir mi? sorularının felsefi yorumlanması halinde devam ediyor. İntihar olgusuna duygusal yönden bakan pekçok yazarın aksine Camus mantığı devreye sokmuş
Sisifos SöyleniAlbert Camus · Can Yayınları · 201511,3bin okunma
Reklam