Çok uzun zamandır elimde olan kitabı neden bir oturuşta okumadigim için kızdım kendime.Sabahattin Ali nin okuduğum her eserinde şu garip his geliyor aklıma.Her olay gerçekmiş kadar samimi bir dille anlatılıyor ve karakterlerden biri hep sanki sabahattin Ali oluyor. Neyse kitaba dönersek yalin hikayede felsefe öğrencisi zeki ama hayati ciddiye almayan Ömer ile müzik öğrencisi hayati gayet ciddiye alan masum Macidenin hikayesi anlatılmakta. Bu birbirine zıt karakterdeki iki insanı birbirne bağlayan şey neydi , neden insan varoluşundaki masumiyeti dünyevi hırsları için kaybediyordu ve sonunda kazanan kim oluyordu? Ben sevdim. Düşününce çıkarılacak çok şey var suç içimizdeki şeytan da mi yoksa bizi tembellik ve itaatsizliğe sürükleyen o garip duyguda mi?
Sürükleyici bir zweig klasiği olan kitabımızda adından anlasildigi gibi kim olduğu bilinmeyen bir kadının, yazar bir adama duyduğu aşkı anlatılıyor.Yalin anlatımı ile kolayca bitiveren bir eser ,keyifli okumalar.