- BEREKETLİ TOPRAKLAR ÜZERİNDE-
* Ç. Köyünden Çukurova'ya hemşerilerinin yanına çalışmak için giden üç arkadaşın hikayesi. İflahsızın Yusuf, Köse Hasan, Pehlivan Ali...
* Yusuf ikinci defadır çıkıyor köyden, Hasan ve Ali ise ilk defa çıkacaklardır. Şehir görmenin verdiği heyecan, iş bulma umutları, sevinç...Tren garında beklerken bu duygularla veda ediyorlardı köylerine.
* Üç arkadaşın ilk durakları, büyük hevesle gittikleri hemşerilerinin pamuk fabrikasıdır. Şehir hayatına ve insanlarına yabancılıkları burada tutunmalarına izin vermez. Köse Hasan'ın yataklara düşecek kadar hastalanması ile beraber üç arkadaşın ilk kopuşları burada olur.
* Yusuf ve Ali yollarına bir inşaatta devam ederler. Her defasında birbirlerine şehire neden geldiklerini hatırlatarak...Ama gönül dinler mi hiç bunları? Pehlivan Ali inşaatta çalışan Fatma'ya vurulur. Her şeyi göze alıp kaçırır Fatma'yı. Sonun başlangıcına yaklaştığını bilmeden...İşte ikinci kopuş da burada olur.
* Köse Hasan hasta yatağında, Yusuf inşaatta, Pehlivan Ali ise patoz başında.
* Çukurova'nın bereketli toprakları...Bu topraklar üzerinde insandan sayılmayan, hakları yenen, kurtlu-küflü yemeklere layık görülen, dövülen, sövülen, makine gözüyle bakılan işçiler vardır; bir de onlara zulmeden ikiyüzlü, acımasız ırgat başları ve onların kıymetli ağaları.
* Her türlü haksızlığı çoluğu çocuğu için yutan, ekmek derdinde olan işçilerin zorlu çalışma şartları çok güzel anlatılmış. Ama susmanın ve her şeye tamam demenin bir çözüm olmadığı da ırgat başına isyan eden 'Zeynel' karakteri ile çok güzel örneklendirilmiştir.
* Köye dönüş vakti gelmiştir. Duvarcı ustası olan İflahsızın Yusuf içinde gaz ocağı olan tahta bavulu, üzerinde yepyeni kıyafetleri, başında etiketi bile sökülmemiş şapkası ile gururlu bir halde beklemektedir yine aynı