M. KANDUR

M. KANDUR
Ağrı Dağı
Ağrı'nın tepesine çıkmayı birçok kişi denemiştir ama dağın tepesine gidenlerden hiçbiri geri dönmemiştir ağrının tam tepesinde Bir Ateş harmanı vardır doruğun tam ortasından Bir kuyu dünyanın ortasına iner ilk Ateş bu kuyudan alınmıştır insanoğlunun gördüğü ilk Ateş Ağrı dağı'nın yüreğindeki ateştir. insanlar bu ateşi almak istemişler almışlar da ateşi kaçıranlardan bir tanesi dağın gaffetinden faydalanmış Ateş gölüne bir tutam Ateş koparmış başlamış dağdan aşağı koşmaya ta aşağılara inmiş Tam bu sırada ağrı uyanmış bakmış ki ateşi koparan başına almış gidiyor hemen eli ateşli adamı orada olduğu yerde yakalamış durdurmuş adamı da elindeki ateşi de o anda orada durmuş Ağrı dağınin yamaçları böyle taş olmuş adamlarla dolu. Ağrı, doğruluğuna çıkanı orayi göreni ateşi çalsın çalmasın hiçbir zaman bağışlamamıştır.
Sayfa 100
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
NERDESIN?
3 kere seslendim daga 3 kere seslendim bin yıllık Bahar toprağının yüreğini 3 kere seslendim bin yıllık Sevda toprağının kulağına çoban dedim çoban neredesin?
Sayfa 97
Roman
Günaydın
"Benim öpmeye kıyamadıgım" diyor bir ağıt olmuş canını dişine takmış Ahmet'i kurtarma çareleri düşünüyordu varsın o yaşasın o yaşasın da bir daha ölünceye kadar yüzünü görmeyeyim varsın yaşasın da dağlarda kurt sürüsü kadar çocukları Olsun varsın o yaşasın da ben öleyim.
Sayfa 47 - Yapikredi yayın evi
Edebiyat