~ Sivastopol | Lev N. Tolstoy ~
.
Puanım: 7/10
.
Dünya tarihinin o zamana kadar gördüğü en kanlı savaşlardan biri olan "Kırım Savaşı", 1853-1856 yılları arasında yarım milyon insanın ölümüne yol açmış korkunç bir savaştır. Sivastopol ise Kırım'ın sınırları içerisinde yer alan bir şehirdir, savaşta çok büyük stratejik öneme sahiptir.
.
Kitap ise Tolstoy'un bizzat katıldığı, Rusya'ya karşı kurulan ittifak askerlerinin (özellikle Fransızlar) Sivastopol'u kuşatmasını konu alan farklı zamanlarda yazılmış 3 hikayeden oluşuyor.
.
Bu 3 hikaye şunlardır:
Aralık'ta Sivastopol (1854),
Mayıs'ta Sivastopol (1955),
Aralık'ta Sivastopol (1955). 3 Hikaye de Savaş'ın farklı yönlerine odaklanıp savaşın en dramatik sahnelerini, savaştaki insanların iç dünyalarını ve savaşın anlamsızlığını gözler önüne serer.
.
Kitapla Kalın
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
~ Sadece Aptallar 8 Saat Uyur | Erdal Demirkıran ~
.
Puanım: 8/10
.
Ne kadar uyuduğunuz ya da ne kadar uyumanız gerektiği, eminim hepinizin hayatında en az bir kez düşündüğü, araştırdığı bir konudur. Benim de üzerinde durduğum bir konu olmuştur her zaman. Bundan dolayı bu kitapla karşılaşınca okumak istedim.
.
Öncelikle kitabın kapağında dikkatimi çeken Kashna Felsefesi'yle başlayayım. Erdal Demirkıran'ın benimsediği Kashna felsefesi: "Sınırlarını yok ettiğin anda, kim olursan ol; başaramayacağın şey yoktur." fikrine dayanıyor. Bu fikrin ışığında da yazar bu kitabında uykuyu ele alıyor.
.
Kitapta 30 yaşındaki bir Kalp Cerrahi Dr. Kendyn, bir gün uyandığında 'Dile benden ne dilersen' cinini karşısında bulması ve ondan yaşam süresini ikiye katına çıkarması dilemesiyle başlıyor kitap. Cin, ömrünün üçte birini uykuda geçiren Kendyn'i de yanına alıp zamanda ve mekanda yolculuklar yaparak Kendyn'in kendisiyle yüzleşmesine yardımcı oluyor. Önce büyük kaşifler, yazarlar, bilim adamlarının hayatlarına konuk oluyor sonra küçülüp beynimizin bekçisi hipofiz bezini ziyaret ediyorlar. Uyku hakkında yanlış bilinenleri düzeltiyor, her zaman, yürüyen adamın koşan adamın gerisinde kalacağını öğreniyorlar.
.
Kitabın ilk kısmını okurken uyku konusundaki klasik şeyleri anlattığı düşüncesiyle sıkıcı bulmuştum, fakat ilerledikçe çok farklı bakış açıları kazanmanızı sağlıyor. Size günde sadece 4 saat uyuyun diye bir öğüt vermiyor. "Nasıl daha az uyuruz?" sorusuyla ilgilenmenin çok daha ötesine gidiyor. Daha ziyade uyku verimi, uyku pozisyonu, yeri, saati, zamanı, uygun çalışma saatleri, beyin için önemi gibi konulara yoğunlaşıyor. Büyük puntoları ve küçük sayfalarıyla çok kısa bir sürede okuyabileceğiniz, ilgilisine kesinlikle önerebileceğim bir kitap.
.
Hiçbirimizin mükemmel olmadığı bu
"...insan birini sevmiyorsa ölmüş demektir. Alt tarafı neyiz ki? Toprağız. Ama birini sevince Tanrı gibi oluruz, dünyanın ya radılışındaki insanlar gibi tertemiz kesiliriz."
~ İyi Hissetmek | Dr. David Burns ~
.
Puanım: 10/10
.
Kaygı, suçluluk, kötümserlik, erteleme, düşük benlik saygısı ve depresyon gibi dipsiz kuyuların içinde hissediyorsanız ve;
- Bu duygudurumlarını anlamak,
- Olumsuz fikirlerden kurtulmak,
- Suçluluk duygunuzla başa çıkmak,
- Sevgi ve Onay bağımlılığınızın üstesinden gelmek,
- Özgüven arttırmanın yollarını öğrenmek,
- Hiçbir şey yapmamak ile baş etmek,
- Depresyonun acı veren girdabından kurtulmak istiyorsanız tam size göre bir başvuru kitabı.
.
Depresyonun etkinliği klinik olarak kanıtlanmış ilaçsız tedavisi
.
Epey iddialı bir cümle gibi geliyor kulağa ama doğruluk payı çok yüksek. Elde çok ciddi veriler var. Hem Dr. David Burns'un kendi hastalarında gözlemdiğine ve bilimsel dergilerde basılmış çalışmalara göre İyi Hissetmek'i okuyan depresif kişilerin %70'inin, başka bir tedavi olmadan kısa sürede iyileştikleri görülmüş.
.
Bir insanın profesyonel destek almadan sadece kendine yardım kitapları ile kendini iyileştirmeye çalışmasının ne kadar doğru olduğu tartışılabilir ama bu kitabın hem diğer benzerleri arasında birinci seçilmesi ve hastalar üzerindeki etkinliği göz önüne alındığında, çağımızın en büyük sorunlarından biri haline gelmiş depresyonun tedavisi için en faydalı araçlardan biri olduğu su götürmez bir gerçek. Zaten Dr. Burns de kitabını profesyonel bir terapi yerine önermiyor, depresyon ya da kaygı şikayeti olan kişilere aydınlatıcı gelecek bir başvuru kitabı olarak öneriyor.
.
Ben kitabı dostlarımın da teşviki sayesinde büyük bir şevkle okudum. Verdiğim puan ve yazdıklarımdan da anlayacağınız üzere kitabı çok beğendim. Hem sorunu anlamamızı sağladığı hem de bize çözümler sunduğu için. Kitabın özellikle Teorik ve Araştırma bölümündeki "Bilişsel Çarpıtmalar" kısmını çok değerli buluyorum. Bu kısmı iyice