Mehtap Nergiz

Mehtap Nergiz
@Mnnergizz
Gerçekten sevmek, birini her neyse tam da öyle kabullenmek, başka türlüsünü hayal bile et­ memek değil mi? Onu, daha iyisini, eksiksizini düşlemeden bağrına basma yetisi. Olduğu gibi.
Reklam
Galiba zamanın göreceliği en çok aşkta, savaşta, bir de has­ talıkta ortaya çıkıyor. Dünyanın kalanı için akrep üç aşağı beş yukarı benzer şekilde soksa da, bu üç grupta ayakta kalmaya ça­lışanlar için zehrini başka türlü akıtıyor.
Dediler ki sevdiğin ölünce kalbinde kırk mum yanar, her gün biri söner. Kırkıncı gün hepsi söner, biri bekler. O tek mum ebediyen yanar, acını o tek mum tutar. Ben buna inandım. Geçtiğimiz kırk gün, bugünü bekledim. Sabah uyandım, kendimi yokladım. Öğlen tekrar baktım. Kırkıncı ikindiyi beklerken kırkikindi yağmurları boşandı gözlerimden. Gecesini bekledim ve de gece yarısını. Hiçbir şey olmadı. Yalanınız batsın dedim. İçimde tek bir mum kalacaktı hani; peki ne, bu yürekteki bin dönümlük orman yangını?
“Bu zamanla geçer dediğiniz zaman, takribi ne zaman ey insanlar?”
Reklam