Gülüştük.
Nedir yani; bir karı-kocanın dağ başında bir köylü de olsa, birbirini sevip sayması bahtiyarlık değil midir? O sıra her ikisi de birbirine bakıp:
" Cenab-ı Hak seni bana, çoluk-çocuğuma bağışlasın " diye içinden geçirmesi çok mudur.
Her derdin ilacı; bir tatlı tebessüm, iki güzel söz.
Yengeç ana der ki bir gün kızına: "Yavrum bu ne biçim gidiş, dosdoğru yürüyemez misin ?"
Kizi der ki: " Sanki başka türlü mü yürüyüşünüz sizin?
Ailecek nasıl yürüyorsak ben de öyle yürüyorum.
Soy sop yan yan giderken
Dosdoğru yürümem nasıl istenir benden ?"