Birliktelik değil, sakınma ve ayrılma, çağımızın megapollerindeki başlıca hayatta kalma stratejisi haline gelmiştir. Komşuları sevmek ya da onlardan nefret etmek artık mesele değildir. Komşulardan uzak durmak bu ikilemin icabına bakacak ve seçim yapmayı gereksiz kılacaktır; sevme ve nefret etme arasında bir tercih yapılmasını gerektiren durumları bertaraf etmemizi sağlayacaktır.
Mesleği doktor olan ana karakterin polisiye bir kurgunun içine çekilmesinin ötesine geçmeyi başarmış, okumaya değecek nitelikte bir kitaptır. Özellikle idealist ve işkolik olan şizofren bir erkeğin hem özel hayatında hem de sosyal ilişkilerinde konumlandırıldığı dramatik durum, kitabı yüzeysellikten çıkarmış ve derinlik kazandırmıştır.