Öncelikle zamanında bu kitabın benim elime geçmesini sağlayan büyükbabam ile birlikte hastanede refakatçi olduğum zamanlarda kızına okumayı çok sevdiğimi söylediğinden ötürü bana bu kitabı getiren kadına çok teşekkür ediyorum.
Kitap mükemmeldi benim için ve bence Türk edebiyatının yanında rus edebiyatının veya dünya edebiyatının çok da üstlerde olmadığını, biz Türklerin içinde çok güzel cevherler olduğunu gördüm bu kitap sayesinde.
Tuğba Sarıünal , ilk defa duyduğum ve ilk defa bir kitabını okuduğum yazarlardan biri. İlk kitabında bile beni etkilemeyi başardı o kadar güzel yazılmış bir kitaptı ki içerisinde hem kanser hastalığının gerçekleriyle ilgili, hem önyargının sonuçlarını, hem de Türk Polisinin yaptığı güzel işlerden bahsedilmişti.
Kitabın konusuna gelirsek kitabımızdaki ana karakterimiz olan Tamer bir doktordur. Kendisi onkoloji doktorluğu yaparken bir yandan da farmakoloji yani ilaçlarla ilgili araştırma dalını öğrenen ilaçlarla kafayı bozmuş ve kanseri yenmek isteyen bir doktor. Kendisinin zamanında bir kanser hastası varken Deniz adında fazla doz vermesi sebebiyle maalesef bu hastası hayata gözlerini yumunda Tamer doktor da soruşturmaya alınıp önce ceza alıyor sonra da psikolojik rahatsızlık kapsamında değerlendirilip kendisini deli hastanesine yatırıyorlar. Belli süre hastanede yattıktan sonra karısının doğumu sırasında çıkan Tamer doktor, karısıyla iletişimsizlikleri sebebiyle iyice arası açılırken bir firmada iş buluyor ve giriyor burada kanser hastalığına tedavi bulmaya çalışırken bir tedavi bulduktan sonra bir gün iş yerine gittiğinde ortadan tamamen yok olsuğunu görüyor bu sırada hastalığının tekrar nüksetmesi sebebiyle sanki o iş yeri hiç var olmamış gibi davranılmasından ve takip edilmesinden dolayı çocuğuna ve eşine zarar gelmemesi için evi terk edip,
Kitabın '' ben mutluluğa, o özgürlüğüne kavuştu '' diyip bitirmesi canımı sıkmadı değil. Ama her halükarda baş kahramana olan samimiyetiniz ve merakınız artacak diyebilirim. Keyifli okumalar.
SanrıTuğba Sarıünal · Destek Yayınları · 2015853 okunma
Okumaya başladığınızda sıradan bir hikaye olduğunu düşünmeniz muhtemel. Sayfalar ilerledikçe konu daha da ilgi çekiyor, neler olacağını merak ediyorsunuz. Yazar okuyucuyu gerçek- halisunasyon ikilemi arasında bırakıyor.Bu belirsizlik,merak içinde kitabı okumanızı sağlıyor. Güzel bir polisiye romanı diyebilirim. Tavsiye ederim.
Tamerin kansere çözüm bulmasıyla başlayan bir hikaye ve sonrasında gelişen olaylar.Beni çok etkileyen bir kitap.Yazarın okuduğum ilk kitabı.Kuzenim tavsiye etmişti iyiki okumuşum ben de tavsiye ediyorum sıkılmadan okuyacağınız bir yapıt.
SanrıTuğba Sarıünal · Destek Yayınları · 2015853 okunma
Bana göre Tuğba Sarıünal Ahmet Ümit'in kadın versiyonu diyebiliriz. Bu kitabı da Çarpışma ve Paranoya kadar iyi sizi alıp götürüyor bir başlamışsınız kitaba birde bakmışsınız ki bitmiş. Ayrıca kitaplarındaki ters köşeler gerçekten başarılı tavsiye edilir.
Konu fena değil, kurgu da iyi ancak daha derinlemesine araştırma yapılmadan neden hemen kalem ele alınmış ki?
Kanser o kadar geniş bir konu ki, öylesine bir kanser ilacı deyip de geçmek olmaz artık. Kemoterapi seçeneği, ama hangisi? Ayrıca iki fare, bir güvercin ile karar verilse keşke. Bir çok yerde psikolog, bilim kadını gibi sıfatlar kullanmış bir hanımefendinin böyle iddiali bir kurguda azıcık araştırma yapmasını beklerdim. Faz çalışmaları, insan, çalışmaları, toksikoloji çalışmaları, vs, aşamaları olmadan olmuyor ne yazık ki.
Ayrıca şizofreni için verilen bilgiler eksik, ya da yanlış, hastalık yüzeysel geçilmiş.
Bu devirde öyle bilim temelli bir kurguya girişiyor iseniz, okuyucuya saygı gösterip azıcık araştırma yapacaksınız. İyi bir konu yakalamışsınız, insan iki okur araştırır, bilgi ya da destek alır. Sonra girişir yazmaya. Konu bu şekilde heba olmuş.
Ayrıca, jargon konu ettiğiniz ortama ve konuya uygun olmalı. Ne demek Tamer doktor, Haluk profesör?
Doktor Tamer, Profesör Haluk...
Emek verilmeden kaleme alınan böyle kitapları görünce yıllarını heba eden, eseri için deli dehşet araştırma yapan yazarlar gözümde daha yükseklere çıkıyor.
Aşık olun.
İyi okumalar dilerim.
SanrıTuğba Sarıünal · Destek Yayınları · 2015853 okunma
Mesleği doktor olan ana karakterin polisiye bir kurgunun içine çekilmesinin ötesine geçmeyi başarmış, okumaya değecek nitelikte bir kitaptır. Özellikle idealist ve işkolik olan şizofren bir erkeğin hem özel hayatında hem de sosyal ilişkilerinde konumlandırıldığı dramatik durum, kitabı yüzeysellikten çıkarmış ve derinlik kazandırmıştır.
Okurken aklıma gelen tek şey “Akıl Oyunları” filmi oldu. Filmden esinlenerek yazılmış ama ona rağmen filmin yandan çakması gibi -içinde hiç bir edebi üslubun, aktarabilecek değere sahip bilginin olmadığı, gereksiz, zaman kaybı, lüzumsuz vasat - bir kitap olmuş.
Almayı çok çok isteyip kütüphanemin en tatlı köşesinde bulundurduğum, yazarının kişiliğine yardımseverliğine ve de mütevaziliğine hayran olduğum bu kitap için bir inceleme şarttı tabiki.
Kadınların yaptıkları işlerdeki titizliği ince düşünceliliği hep ön plana çıkıyor bence. Kitabın başından diyorsunuz ki her şey tamam çözdüm bu adam sonunda böyle çıkacak. Ama hayır büyük ters köşe güzel bir akıl oyunu var bu da her kitabı aldığımda aklıma gelen “Kitabın kapağını kapattığınızda yazarına çay demlemek istiyorsanız o kitap başarılıdır.” sözünün hakkını veren bir kitap oldu dedirtiyor. Kitap okuma maratonu için ikinci kez okuduğumda büyüdüğümü ve farklı yerlerin dikkatimi çektiğini fark etmek beni sevindirdi demek ki yaşı ve belli bir okur kitlesine değil çok daha fazlasına hitap eden bir kitap dedim. Keşke yazarına çay demleyebilsem de aklımdaki sorulara cevap bulacak bir sohbette bulunabilsem. Kim bilir? Belki bir gün
Keyifli okumalar....
SanrıTuğba Sarıünal · Destek Yayınları · 2015853 okunma
18 mart 1988 Balıkesir doğumlu, Ankara Gazi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’nden mezun oldu. Bir süre master düzeyinde eğitimine devam etti. Drama İstanbul Senarist Geliştirme ve Film Atölyesi’nden mezun oldu. Sadri Alışık Kültür Merkezi ve Craft Oyunculuk Atölyesi’nde oyunculuk eğitimi aldı. Çeşitli dizi ve film projelerinde rol aldı. Profesyonel olarak mankenlik ve foto-modellik yaptı. 2012 yılında katıldığı Best Model Yarışması’nda en iyi fizik ödülünü aldı. Aynı zamanda senaristlik ve yazarlık yapmaktadır. Polisiye türündeki ilk romanı ‘’Nakil’’ 2013 yılında yayınlandı.