Adı:
Paranoya
Baskı tarihi:
Şubat 2016
Sayfa sayısı:
296
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053110767
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Destek Yayınları
Varoluşlarını akıl ve sezginin birlikteliğine borçlu olan iki farklı karakter tahmin edilmesi imkânsız bir sona hizmet etmek için tanıştılar.
Gidecekleri yolda ellerinde olanla yetinemeyeceklerini ikisi de biliyordu.
Çünkü son varsa öncesi de vardı.
Geçmişin derinlerine inerken ayık kalmak zorundalardı.
Çünkü her son esaslı bir karardı.
Bütün olasılıkları hesaplayıp zamana hükmetmeye çalışırken, sadece birbirlerine güvenebilirlerdi.
Ne mutlu!
Ve maalesef ki...
Genelde polisiye türünde kitapları okumayı sevenler için tatmin edici bir kitap. Komiser Atakan ve Fulya karakterlerinin önderliğinde konu, okuru sıkmadan ve çoğu zaman heyecanı üst seviyede tutan bir şekilde yazılmış. Bu kitabı almadan önce okuduğum yorumlara istinaden almıştım. Şuan kitabı bitirdigimde de umarım okumayı düşünenler için faydalı bir yorum olmuştur.
Fulya ve Kerem... Kusursuz görünen bir ilişki ve hayat...
Bir anda tepetaklak olan gerçeklikler...
Kendini olayların içinde bulan Komiser Atakan ve kesişen yollar...
Dönen dolaplar... İlk olarak kitap tüm sokak çocuklarına ve evsizlere ithaf edilmiş ki çok hoş bir davranış olmuş.
Kitapta az ama öz karakterler vardı ve özellikle ana karakterler sağlam temeller üzerine kurulmuş. Hep birbirinin aynısı karakterlere alışmışız son zamanlarda özellikle de şişirilmiş erkek karakterlere. Ama burada Atakan tam bir tipik Türk erkeğiydi. Kurgusu hem çok iyiydi hem de hayatın gerçeklerini harmanlayarak oluşturulmuş bir kurgu olduğu için ayrıca hoşuma gitti ve okulda resmen soluksuz okudum. Kitabın sonlarına doğru geçmişe dönüşler kafalardaki bir çok sorunun cevabını bulmasını sağlıyor.
Kafamda sadece Hande ile ilgili soru işaretleri kaldı nedense.
Yeri geldiğinde hüzünlendim, yeri geldiğinde şaşırdım, yeri geldiğinde Komiser Atakan sağolsun, eğlendim. Kitap oldukça etkileyiciydi. Bir Tuğba Sarıünal klasiği... Sonuna kadar merakla okudum. Yazarın ve kitapta emeği geçen herkesin yüreğine sağlık.
Açık konuşmak gerekirse kitaba başlarken daha kötü bir kitap bekliyordum ama umduğum gibi çıkmadı. Çok iyi bir kitap olmasa da ortalamanın üzerindeydi. En önemlisi okurken sıkılmadım. Yazarın dili akıcı ve güzel; konu ilginç ve merak uyandırıcıydı. Son zamanlarda hastanelerde çıkan haberlere baktığımızda (Çocuk anneler, öldü diyilip satılan çocuklar vs.) olabilitesi hiç de düşük bir konu gibi gelmedi bana. Polisiye kitap sevenlerin beğeni ile okuyabilceği bir kitap. İyi okumalar...
Kitabı gerçekten çok sevdim.Gerilimin had safhada olduğu bir kitaptı.Kitabı elimden bıraktığım anda dayanamayıp tekrar okumaya başlarken buldum kendimi.Zaten bu yüzden bu kadar kısa sürede bitirdim.Sonunda ne olduğunu öğrenmeden içim rahat etmeyecekti.
Tuğba Sarıünal'ın bu kitabı şubat 2016 da yayınlanmıştır. Sanrı kitabı kadar başarılı buldum. Türkiye'nin tıbbi polisiye tarzında yolu açık bir yazar olarak görüyorum ve yazacağı yeni kitaplarını heyecanla bekliyorum. Spohi vermeden biraz konusundan bahsedecek olursam; Fulya, üroloji cerrahı olan Kerem ile üç yıldır evlidir. Her gün iş yerine konsept çiçekler göndermekten bıkmayan romantik bir koca. Kerem İngiltere'de bir hastanede çalışmak için davet alır. Hazırlıkların sürdüğü bir gün Kerem işe diye çıkar ama kendisi değil intihar haberi gelir. Bu habere inanmak istemeyen Fulya ise çok üzgündür. Fulya kocasıyla birbirlerini çok severken kocasının intihar etmediğine kendini inandırmak ister ve bu işin peşine düşer? Kerem'in mutlu bir yuvası ve işi varken intihar etmesine sebep nedir? Eğer Fulya'nın hisleri doğruysa ve cinayet ise Kerem'i kim neden öldürdü? Bu soruların cevaplarını ararken bir bakmışsınız ki kitabın son sayfalarındasınız. Merak ve adrenalin hiç düşmediği güven,aşk ve ilginç olayların yer aldığı bu kitabı herkese tavsiye ederim.
Baştan sona sürükleyici harika bir kitap. Okumaya başladığınızda bırakamıyorsunuz. Hande meselesi kafam da bir soru işareti olarak kalsa da okunası güzel bir kitap...
Ta ta ta dam! Karşınızda en sevdiğim yazarın kitabı PARANOYA
Mükemmel bir kitaptı. Yazarın öyle bir hayal dünyası var ki anlatamam. Kitap sıkılmadan bitirebileceğiniz bir kitap. Her sayfasında daha çok meraklanıyor ve heyecanlanıyorsunuz. Türk polisiyeyi sevdiren bir yazar. Sanrı'dan sonra ikinci kitabının çıkacağını duyduğumda çok mutlu oldum. Çıktığında da hemen aldım zaten. İyiki almışım. Kesinlikle okumanız gereken bir kitap diyebilirim. Kitabı o kadar çok sevdim ki bittiğinde çok üzüldüm.
Sanırım kitabı muazzam bulmayan tek kişiyim. Evet kitap güzeldi ama eksikti sanki biraz. Bir şeyler olmamış gibiydi. Kitap güzel bir polisiye fakat beni şaşırtmayı pek de becermedi. Yazarın yazım tarzı çok beğenilsede ben sevemedim. Kitap yerinde bir sürükleyiciliğe sahipti kabul fakat ben heycan içinde bir diğer sayfayı merak ederek okumadım, okudum yalnızca. Belki çok polisiye okuduğum için artık sıradan gelmeye başladı bilemiyorum. Ben kitabı aşırı beğenmemiş olsamda yinede güzel bir kitaptı. Okumanızı tavsiye ederim
Yazarın gittikçe kendini geliştirdiğini söylemek için acele etmiyorumdur umarım ama bu kitapta hem konu hem de son "Sanrı" kitabına göre çok daha tatmin ediciydi. Yeni bir Polisiye/Macera yazarımız olmuş, ne mutlu bizlere. Tavsiye ederim. =)
Sonra birden Reşat'ın söylediği bir söz aklına geldi. "Unutma evlat! Hiçbir acı aynı şiddette ikinci defa yaşanmaz."
Yorulmuştu kadın güçlü görünmekten. İçi düğüm düğümken başka düğümleri çözmekten. Herkese yetişirken hep kendine gecikmekten.
Bazı şeylerin hayalini kurmak,
şüphesiz onları yaşamaktan daha güzeldi.
Çünkü hayaller mutlu devam ederdi...
Ve unutma ki, içindeki boşluğu dolduramıyorsan hayal ettiğin şeyi yaşadığında da şikayet edersin.
Tuğba Sarıünal
Sayfa 51 - Destek

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Paranoya
Baskı tarihi:
Şubat 2016
Sayfa sayısı:
296
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053110767
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Destek Yayınları
Varoluşlarını akıl ve sezginin birlikteliğine borçlu olan iki farklı karakter tahmin edilmesi imkânsız bir sona hizmet etmek için tanıştılar.
Gidecekleri yolda ellerinde olanla yetinemeyeceklerini ikisi de biliyordu.
Çünkü son varsa öncesi de vardı.
Geçmişin derinlerine inerken ayık kalmak zorundalardı.
Çünkü her son esaslı bir karardı.
Bütün olasılıkları hesaplayıp zamana hükmetmeye çalışırken, sadece birbirlerine güvenebilirlerdi.
Ne mutlu!
Ve maalesef ki...

Kitabı okuyanlar 55 okur

  • Aybüke Şahin
  • Asfdhj
  • Yücel Esiyok
  • Sedoş
  • Hacer Durmuş
  • Gülay Umar
  • Berna Günkızıl
  • Ecem Öztürk
  • Srs Blck
  • Esra Ince

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (9)
9
%33.3 (9)
8
%14.8 (4)
7
%18.5 (5)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0