"Spoiler" içerir, düşünme odaklı okuma sevmeyenler okurlar(!)
Nazım'ın evlilik teklifini sen beni değil ideallerini seviyorsun,beni onlar için bir araç olarak görüyorsun diyerek reddetti; zengin ve gün görmüş (!) Hüsnü Paşa ile evliliğin kutsal bağına, sevgi göreceğine inanarak evlenenen pek gururlu Handan. Handan gururlu, şımarık ve toydu. Ama Nazım'ın izzetinefsi daha büyüktü! Bunun için kendini feda etse çok muydu Nazım ? Refik Cemal'in karşısında kitap okuyan bu kadın nasıl bu kadar Nazım'ı hatırlatırdı? Hayır, yalnızca onu öldürdüğü için değil, idealini yaşatmasının ironisi ile...
Hüsnü Paşa seni aldatmadı, sen her seferinde aldanmışı oynadın zira bir insan bu kadar acı çekmekten mutlu olabilir, evliliğin kutsallığı lakırdısını duymaktan sıkıldığım Handan! Nazım, olacakları önceden sezmiş gibi sesimi duy dercesine mi okuyordu "Vaveyla"yı Handan'a?Bir yandan Refik Cemal'e inanmak, bu kadının acı çekerek olgunlaştığını görmek istiyorum. Handan'ın, Nazım'dan kalan "Vaveyla"sını duyuyordu o.
Hüsnü Paşa'ya mektubunda ben senindim ama sen hiç benim olmadın diyordu Handan."...seni bilmiyor değilim, beni sevip sevmediğini bilmiyorum." Evet, Hüsnü Paşa'n seni seviyordu ama ruhuyla değil."Ya senin kalp diye beklediğin şey onda sinir sisteminden başka bir şey değilse ?"(s.117)Bu ikilemin doğurduğu kıvılcım...Heyhat, Handan'ın sakat ruhu ile Refik Cemal'i de bitiriyordu bu buhran.Server de olmasa nasıl bileceğiz bunları ?Handan'ın buhranı önce kalbini sonra dimağını esir aldı.Küçük buhranları, sebebsiz ruh elemi görmek... Gerçeklerle yüzleşmekten kaçtıkça buhranın büyüğü küçüktü olur mu ?İzzetinefse direnmenin bedelini, Hüsnü Paşa'nın götürdüğü benliğini aramaya çalışırken çektiği acılar ödeyebilir miydi ?
Handan'ın yerini hastalığa bırakan buhranı içindeki muhtaçlığının