Onlar ittifak içinde oldukları zaman (bile), ancak sağlam kaleler içinden veya surlar arkasından savaşırlar. Kendi aralarındaki çekişmeleri şiddetlidir; sen onları birlik sanırsın, halbuki (aslında) kalpleri (birbirlerine) karşı soğuktur; çünkü onlar akıllarını kullanmayan bir topluluktur. -Haşr Suresi/14.
Kitabın başlarında insanların her istediğine ulaştığı , mutluluk için cefa çekmediği her zaman mutlu olduğu, "herkes herkese aittir" düşüncesini benimseyen (uykuda öğretilen) insanların yaşadığı ütopya ile tanışıyorsunuz.
Burada insanlar tek birey olarak şişeden çıkarılıyor , aile kavramı yok ve ayrıca bu ve diğer sahip olduğumuz kavramlar lanetliymiş gibi karşılanıyor. Yazarın oluşturduğu, hayal ettiği ya da öngördüğü diyeyim bu ütopyada bizim sahip olduğumuz düzenden tamamen soyutlanılmış ve yeni bir düzen oluşturulmuş .Kitabın yazıldığı yıla (1932) bakıldığında asırlar sonraki dünya tasvir edilirken bir çok noktada günümüz dünyasında çoğu şeyin gerçekleşmiş olduğunu görebilirsiniz.
Oluşturulan ütopyayı normal dünya ile karşılaştırmak için "ayrı bölge" adında bir yerden bahsediliyor ve orada halen günümüz dünyasında yaşayan insan tiplemesini görüyoruz . Tabi son bölümlerde iki düzen arasındaki farklılıklar çok güzel karşılaştırılıp bizlere sunuluyor. İlk kez distopya türünde kitap okumama rağmen güzel buldum. Okuyucuda farklı bir bakış açısı oluşturduğunu düşünüyorum. İnsanın içinde bulunduğu hapishanenin farkına varmasını sağlıyor ve bu hapishaneden çıkmamız gerektiğini hissettiriyor. Bilimkurgu, ütopya ( ya da distopya nasıl kabul ediyorsanız) tarzında kitap okumak isterseniz bence çok başarılı bir kitap , okumanızda fayda var. :))