“Gerçekten iyi misin Ingeborg?
Affedebildin mi?
Tekrar sevebiliyor musun?
Yaralanan bir şey tekrar iyileşebilir mi?
İyileşen yerde iz kalınca
tekrar eskisi (gibi) olunur mu?
Hayır Ingeborg,
İz bırakmaz insanı.
Hiçbir iz beni bırakmadı.
Hiçbir iz onu bırakmadı.
Ve biz bu izlerle eskisi (gibi) olamıyoruz.
Eskisi gibi olunamayınca
ne öncesi gibi, ne de sonrası gibi
olunamıyor.
HİÇBİR ZAMANDA OLAMAMAK
BUNU ANLAMAK!..”
“Ne zamandı bilmiyorum,
yaşadıklarından sana kalan tortu,
seni olduğun yere çakan,
olduğun yerde fırtına koparan korku,
kendi sarmalında döndün, döndün,
sanma ki daha dönmeyeceksin,
kalsan da bir yer için,
aslında hep gidiyorsun.”