İnsanların olumsuz tepkileri bizi nasıl da değiştiriyor, diye düşündüm. (...) Geri çevrilmek nasıl da üzüyor bizi ve gücü elinde tutmasına izin verdiğimiz kişi nasıl da arttırıyor o gücü; kendisine verilmediği, o imkân sağlanmadığı sürece kimse böyle bir güce sahip değildir çünkü...
Nasıl bir karar alınırsa alınsın arzu ve sevgi bir günden diğerine değişmez, yok böyle bir şey. Keşke öyle olsaydı, daha başka ne isterdik ki, bin dert ve tasadan, bin faciadan kurtulurduk ne güzel.
...dünyanın en kolay şeyi yıkmak ve zarar vermektir; ne bilgelik ne dirayet ne de zekâ gerektirir, bir aptal zeki birini her zaman lime lime edebilir...
İnsanlar acayip acayip hesaplar yapıyor, sıklıkla da hazırlar riske girmeye. Çoğu tuhaf bir iyimserlikten mustarip; gün olur devran döner inancına sahipler, işlerin umdukları gibi gideceğini, şansın yüzlerine güleceğini, çektikleri acının uzun vadede faydasını göreceklerini, çok daha büyük bir iyilikle telafi edileceğini ve amaca giden yolda – birini alıkoymak, ötekini felakete sürüklemek, bir başkasını hapse attırmak yahut idama göndermek, kâr sağlayıp zengin olmak, bir kadını yatağa atmak– söyledikleri yahut yaptıkları şeyleri kimsenin fark etmeyeceğini düşünüyorlar. Kim bilir, belki de haklılar, gerçekte olanların pek azını biliyoruz muhtemelen, yaşananların çoğunluğu gün ışığına çıkmıyor hiçbir zaman.