Monsilya

Monsilya
@Monsilya
EN'LERİM: #216377915 YAZAR İNCELEMELERİM: #245063856
Düşünce Amelesi
Varmışım
1144 okur puanı
Nisan 2023 tarihinde katıldı
Muhteşem bir giriş
Bu dünyada iki mühim hadisenin oyuncağıyız. Doğum, ölüm... Nereden geldiğini bilmediğimiz bu pençelerden biri bizi bir tokada hayata itiyor. Öteki, kedi yavrusunu yumakla oynatır gibi tundan tuna koşturduktan* sonra çukura yuvarlıyor. Hayretler içinde etrafımıza bakıyoruz... Neredeydik? Nereye çıktık? Ve nereye döneceğiz? Yüz yıl yaşayanlar bu muammaların uçlarını bir araya getiremiyorlar... Bu muazzam soruların karşısında aksakal da kundak kadar cahil... Gerimizde ve önümüzde geçilmez iki sınır var. Ezeliyet, ebediyet... Bu hudutta ilim, fikir duruyor. Dimağ topaç gibi dönerek bulamadığı, tanıyamadığı bir belirsiz kuvvetin büyüklüğü önünde korku titremeleriyle secdeye yatıyor... Bu geliş gidiş nedir? Hiçliğin derinliğinde tertemizken niçin bu dünyadan günahkâr olarak dönüyoruz? Bizi bu yarış meydanına çıkarana hayat ve ölümümüzle ne hizmet görmüş oluyoruz? Kimi eğlendirmek için bu ebedî sahnenin palyaçoluğunu yapıyoruz?
Sayfa 11 - Cilt I * tundan tuna koşturmak: Bir kişiyi uzaklara sürüp dolaştırmak·Kitabı okudu
Reklam
Uymaya çalıştığım normlardan biri aşağı yukarı şuydu: Mümkün olduğunca az yargılamak, başkalarının hayatına burnumu sokmamak ve hemen hiç müdahil olmamak. Arzum okyanusta bir karaltı görmemek ve dolayısıyla bu bağlamda bir karar vermek zorunda kalmamaktı. Oysa imkânsızdır bu; siz de önünde sonunda başkalarının uzaklaştığı, yanaştığı veya çarpıştığı bir karaltısınızdır çünkü.
Sayfa 172
...ne vakur ne de gösterişli bir tutum içindeydim, çok bilmiş ve çalımlı insanlara, sürekli ithamda bulunanlara, ilkelerini kendilerine saklamak yerine başkalarına dayatanlara hiçbir zaman tahammül edemedim.
Sayfa 171
Gelgelelim tüm bireyler hayatlarının bütün evrelerinde oluşumlarını tamamladıklarını düşünürler ve ufak tefek değişikliklere tabi olmakla beraber belli ve oturmuş bir karakterleri olduğuna inanırlar, kimi eylemlere meyilli, kimilerindense muaf görürler kendilerini, ne ki aslında çocukken ve gençken çoğunluğumuz geçmemiştir böylesi bir sınavdan; ne hayati bir karar vermemiz gerekmiş ne de gerçek bir açmaza düşmüşüzdür. Evet, belki hiçbir zaman oluşumumuzu bütünüyle tamamlamıyoruz ama sonrasında kaçınılması yahut yanına yanaşılması gereken bir form almadan önce, daha okyanusta küçücük bir nokta olarak seçildiğimiz ilk andan itibaren farkına bile varmadan sürekli şekilleniyoruz; yıllar geçip de olaylar bizi sarıp sarmaladıkça, kararlar aldıkça, birtakım şeyleri seçip birtakımını eledikçe veya başkalarının (yoksa hava mı bunu yapan?) o seçimleri bizim adımıza yapmasına, o kararları bizim adımıza almasına izin verdikçe sürekli şekilleniyoruz. Önemli değil seçimi kimin yaptığı, korkunç bir şekilde, mümkün değil hiçbir şeyin telafisi ve bu bağlamda her şey eşit birbiriyle: Kasıtlı olanla istemsiz olan, kazayla olanla planlanan, düşünmeden yapılanla taammüden yapılan; hem en nihayetinde kimin umurundaki nedenler, hele de niyetler...
Sayfa 168 - 169
Reklam