Ancak hayat dediğin nedir ki? Anlaşılmaz bir sır. Kurduğumuz düzen hep öyle sürüp gidecek sanırız. Birden ip kopar, ışık söner, her şey darmadağın olur.
"Kader; Şerâiti mevcut olup da meydanda, Zuhûra gelmesidir mümkinâtın aʻyânda Niçin, nasıl geliyormuş?... O büsbütün mechûl; Biz ihtiyârımızın sûretindeniz mes'ûl. Kader nedir? Sana düşmez o sırrı istiknâh; Senin vazîfen itâat, ne emrederse ilâh."
~Mehmet Akif Ersoy~
İnsanın acı dolu fiziki bir çevreye dahil edilmesi, cezalandırmak için değil, onu sürekli bir büyüme ve gelişmenin zevkinden mahrum bırakmamak içindir. Şüphesiz Sonlu Ben'in genişleyen ve zenginleşen hayatı çabalarla ve yanılmalarla yoluna devam edecektir. İşte "fikri kötülük" olarak nitelenebilecek yanılma, tecrübenin oluşumunda vazgeçilmez bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır.