Biz bu kendimizi boşuna soruyoruz kendimize
Boşuna asıyoruz onları, boşuna öldürüyoruz
Bu bizim gözlerimizden ufacık şeyler geçiyor —acaba?
Evet, çok değil, bakışırken düzeltiyoruz
Biz ne garip “iz”leriz ki; doluyuz, bazıyız, avuntuluyuz
Ve bizim en güzel öldüğümüzdür bu: Yaşamak
Ben biliyorum, yalan mı, siz de biliyorsunuz.
Edip Cansever
"Evlerine kadar girmek zorundasınız" dedi Ozan. "Kendi odası olmayabilir ama en azından yataklarını kendileri toplamalı, kıyafetlerini tek başına giymeli. Yemeğin hazırlanmasında ve bulaşıkların toplanmasında sorumluluğu olmalı mesela. Bizim annelerimiz çocuklarının üstüne o kadar düşüyor ki; bu gelenekleri, geçmişten gelen bu ezberleri bozmak çok zor. Üşümesin diye kat kat giydirmeler, çantasını onun yerine taşımalar, ağzına lokmaları parçalayıp sokmalar, ayakkabısını bağlamalar neler neler... Ergenlikte bile devam ediyor. En bilinçli dediğimiz veli bile yapıyor bunu.