"Bedevîlik dönemlerinde saf, tabiî, bozulmamış olan toplum ve devletler, zamanla medenileşmekte ve başlangıçtaki özelliklerini yitirerek lüks, israf, sefahat ve rehavete düşmekteydiler."
Victor Hugo:
"Tunus Beyi Ahmet.. bugünün o gülünç Türk modasına uyarak giyinmişti. Bu moda iki Fransız'ın Sultan İkinci Mahmut'u uygarlığın pantolon ve redingot giymek demek olduğuna inandırdıkları günden beri bütün Osmanlı İmparatorluğu'na yayıldı... Böylece yiğit Türkler geleneksel giysilerini, insan giysilerinin bu en güzel ve en gösterişlisini bir kenara attılar ve bizim giysilerimizi yalan yanlış taklit etmeye başladılar. Türklerin bizden fazla bir şeyleri, güzellikleri vardı; biz onlara çirkinliğimizi vermeyi başardık. Bizim uygarlık taslayan bilgiçlerimiz ise buna ilerleme adını veriyorlar."
Gönlümün yorgun satırları...
Okunmadan bitirir sayfaları.
Kalem benim yazarım.
Her çizgim bir engel gibi
Dolanır ayaklarıma.
Tane tane yazdıklarım gelir aklıma,
Gönlümden dökülür her pare o satırlara.
Kırmızıdır rengim, kanımsa mürekkebim.
Silgisi yok mu bu illetin?
Kaybolmaz; kuru bir ağaç gibi.
Ama çiçek açmaz, gül kokmaz.
Bıraktığı her koku anımsatır mazisini.
Ne bitmez bir mürekkep!
Kalem de olsa yorulur yazmaktan.
Gönül defterimdeyse kalan son satırım:
Yaz bu günü de;
Senin de kalmasın hatrın.
Kendi sonunu yazdın.
Kalmadı da bak hatrın.
Ben gönül defterimi artık kapattım.
01.12.2025 ~Morşil