İnsanoğlu, geçmişi zaten bildiğini veya birileri tarafından zaten bilindiğini varsayar. Onun gözünde bugün ve özellikle gelecektir meçhullerle dolu olan. Oysa geçmiş de en az gelecek kadar 'beyaz bölgeler'le doludur. Bu yüzden, geçmişi anlamanın fazileti, bugünü ve geleceği anlamaya sıkı sıkıya kenetlenmiş durumdadır.
Umumi kanaatin aksine Osmanlılar Avrupa'daki teknolojik yeniliklere kapılarını kapatmamıştır da, tam tersine, Osmanlı devletine ambargo koyup onu tecrit edenler, ona karşı ambargo uygulayanlar Avrupa devletleri mi olmuştur?
Avrupa, kendisini, her türlü coğrafi gerçekliğin hilafına, bir "kıta" olarak vasfetme cüretini nereden buluyor? Avrupa aslında Asya'nın bir alt-kıtasından, bir uzantısından, Paul Valéry'nin deyişiyle "burnundan" ibaret değil midir?
Kurak ve kimsesiz kalbinde
Filizlenen yeşildir bendeki bu sevgin.
Uzakta da olsa ısıtır güneş gibi,
Damlasa da birikir içimde hasretin.
Karanlık gecelerde yanan
Meşaledir gözlerin,
Aydınlığa çağırır sözlerin.
Özlerim… Seni özledim.
16.11.25 ~Morşil