“Türk milletinin bilmem nesi itibariyle değil, Müzeyyen itibariyle uymazdı. Bizim de buralarda kadınlarımız, icabında, ayıp, yasak, günah üçgeninde sıkıştırılmış vaziyetteydiler ama, Müzeyyen bu üçgeni yırtmış, yırtarken kendi kendine bir şeytan üçgeni yaratmış, arada bir, üçgenin kuyuya benzeyen ağzından geyik bakışlarıyla bakıp duruyordu.”
“Toprağınız, toprağım, eviniz evim; burası için, bu diyarın çocukları için bir ışık, bir ana olacağım ve hiçbir şeyden korkmayacağım! vallahi ve billahi, korkmayacağım!”
“Mefkure, mefkure!” diye haykıranlardan yayan yürüyene rastgeldiniz mi?
...
Bu gibilerin çoğu ağızlarında mefkure kelimesiyle milyoner oldular. Bizans bizden ahlaksız değildi!
Fakat bilir misiniz? Türk Milleti avrupalılardan ziyade faziletperverdir, onun için ahlaksızlar tarafından idare edilmişlerdir...
“Mahzun gönül! Sükut et! Güneş bulutların arasında da neşr-i envâr eder(ışık saçar). Senin bahtın da herkesin bahtı gibidir: Her hayatta fırtına saatleri, kederli, mazlun günler olmak gerek!”