Fransız İhtilâli, hakkında en çok kitap yazılan tarihi hâdiselerden biridir. Henry Ford’un kitabındaki şu ifadeler Fransız İhtilâlini çok isabetli bir şekilde özetliyor:
“Tarihin en eski zamanlarında ‘Hürriyet, Eşitlik, Kardeşlik’ kelimelerini ilk bağıran kimseler bizlerdik. Atılan bu yeme her taraftan üşüşen ve dünyanın zenginliğiyle birlikte gerçek hürriyetlerini de mahvedenler şuursuz papağanlardır. O zamandan beri devamlı tekrarlamaktadırlar. Söylediğimiz sloganın sembolik mânâsını anlamadıkları görülen sözde akıllı ve aydın yabancılar, mânâlar arasındaki zıtlığı da hissetmediler. Tabiatta ‘Eşitlik’ denen şeyin bulunmadığını göremediler.” (Henry Ford - Beynelmilel Yahudi)
Çoğu öğretmen bir öğrencinin ne bilmediğini bulmak için tasarlanmış sorulara zamanını harcamaktadır. Oysa ki, gerçek soru sorma sanatı, öğrencinin ne bildiğini ya da ne bilecek yetenekte olduğunu bulmayı amaçlar..
Kaybedilen en kıymetli eşyanın, servetin, her türlü dünya saadetinin acısı zamanla unutuluyor. Yalnız kaçırılan fırsatlar asla akıldan çıkmıyor ve her hatırlayışta insanın içini sızlatıyor. Bunun sebebi herhalde, “Bu öyle olmayabilirdi!” düşüncesi, yoksa insan mukadder telakki ettiği şeyleri kabule her zaman hazır.