Sahte altınla saf altının bir arada bulunması, saf altını sahte yapmayacağı gibi sahteyi de hâlis altın yapmaz. Aynı şekilde hak ve bâtılın bir arada bulunması, hakkı bâtıl yapmayacağı gibi bâtılı da hak yapmaz.
Ne ölüm, ne de hayat! Hiçbiri kovalamıyor beni rüyalarımda. Hiçbirinin eli bana değmiyor. Çünkü ellerim ceplerimde hiç olmadıkları kadar. Varlığıma nedensizlikten delirdim ben. Hiçbir nedeni kendime yakıştıramadığımdan. Hepsini giydim. Hiçbiri olmadı. Hepsi dar geldi. İnansaydım herhangi birine, uğruna gerekirse dünyayı kan gölüne çevirirdim. Okyanuslar kırmızı olurdu. Pıhtılaşmış kanlardan siyah dağlar yükselirdi. Ama inanamadım. Bir türlü inanamadım... Bütün hayat bir illüzyon. Benim gibi. Kayra gibi...
Amr bin Leys askerlere ve muhafızlara dönerek:“Ey ahalî! İbretle bakınız ki ben mutfağında sabah vakti 400 yüz devenin kurban edildiği ve akşam vakti bir köpeğin kemiğini kaptığı ol kişiyim! Şu feleğin işine bakın, sabah emir idim; akşam esir oldum.”