Ömer ATAY

Ömer ATAY
@Mr_omer
Çağın ötesinde/gerisinde bir okur. (evli) instagram.com/@mr._atay_
Nietzsche acıya düşman palyatif toplumun ortaya çıkışını önceden görmüştü: "Nihayet bir ara gelir seni acısızlığın altın bulutuna bürüyecek olan zaman: ruhun kendi yorgunluğunun tadını çıkardığı; sabrıyla sabırlı oyununda mutlu, sakin bir yaz gününde rengarenk akşam göğünün ışıklarını yansıtan, kıyıya sürtünen, sürtünen ve tekrar sessizleşen -sonu, amacı, doygunluğu, ihtiyacı olmayan her şeyiyle değişime sevinen sakinlik, her şeyiyle doğanın nabzına uygun bir met ve cezir olan göldeki dalgaları andırdığı zaman.' Bütün hastaların duygusu ve sözleri böyledir, ama o zaman geldiğinde kısa bir zevk sonrası can sıkıntısı baş gösterir." Fukuyama insanın dayanılmaz can sıkıntısı nedeniyle tarihi tekrardan başlatabileceği, son insanlar toplumunun yerini hayvani bir ilk insanlar toplumuna, dizginlenmemiş bir megalothymia toplumuna bırakabileceği ihtimalini göz önüne alır. Böyle bir geriye dönüş olmayacaktır. Bizi tamamen farklı bir gelecek, son insanın, can sıkıntısıyla birlikte, aşılmış olacağı in- sanlık sonrası çağ bekliyor.
Sayfa 69 - Metis yayınları·Kitabı okudu
Felsefe
Reklam
Nüfus sayımı döneminde veri toplanmasına karşı şiddetli protestolar vardı. Nüfus sayımının gerisinde burjuva özgürlüğünü tehdit eden bir gözetim devletinin bulunduğundan şüphe ediliyordu. Ancak bugünle karşılaştırıldığında oldukça masum sayılabilecek tahsil, meslek ya da dine ilişkin veriler toplanıyordu. Yine de öğrenciler bile sokaklara döküldü. Bugünse mahrem bilgileri dahi gönüllü olarak teslim ediyoruz. Zorlama sonucu değil içsel bir ihtiyaç nedeniyle açıyoruz kendimizi. Üzerimize bizi tümüyle aydınlatan bir ışık tutulmasına izin veriyoruz. Hâkimiyet özgürlükle aynı şey haline geldiği zaman tamamlanmış olur. Burada özgürlüğün diyalektiği ile karşı karşıyayız. Özgürlüğün ifadesi olarak sınırsız iletişim bütünlüklü bir gözetlemeye dönüşüyor.
Sayfa 67 - Metis yayınları·Kitabı okudu
Sosyoloji
Kapitalizm günümüzde bir gözetleme kapitalizmine doğru gidiyor. Gözetleme sermaye yaratır. Dijital platformlar bizi sürekli olarak gözetliyor ve yönlendiriyor. Düşüncelerimiz, duygularımız ve niyetlerimiz toplanıp sömürülüyor. Şeylerin interneti gözetlemeyi gerçek hayata yayıyor. Takılabilir/giyilebilir nesneler bedenimizi de ticari müdahalelere açıyor. Algoritmik iplere bağlı kuklalar haline geliyoruz. Psikopolitik bir araç olarak Big Data insan davranışını öngörülebilir ve yönlendirilebilir hale getiriyor. Dijital psikopolitika bizi bir özgürlük krizine götürüyor.
Sayfa 67 - Metis yayınları·Kitabı okudu
Sosyoloji
Hayatta kalma toplumu olarak palyatif toplum zorunlu olarak liberal demokrasiyi gerektirmez. Pandemi koşullarında biyopolitik bir gözetleme rejimine doğru yol alıyoruz. Görünen o ki Batı liberalizmi virüs karşısında yenilgiye uğruyor. Pandemiyle mücadelede tek tek bireyleri odağa almanın gerekli olduğu düşüncesi hâkim hale gelecektir. Ancak bireyin bu biyopolitik gözetlemesi liberalizmin temel ilkeleriyle uyuşmaz. Hayatta kalma toplumu yine de hijyenik dispozitifin karşısında liberal ilkelerden vazgeçmek zorunda kalacaktır.
Sayfa 67 - Metis yayınları·Kitabı okudu
Felsefe
FRANCIS FUKUYAMA'nın Tarihin Sonu adlı kitabı komünizmin çöküşünün ardından liberal demokrasinin tek taraflı yüceltilişi değildir. Bir kararsızlık hâkimdir kitaba daha ziyade. Son bölümünün başlığı "Son İnsan"dır. Burada liberal demokrasinin, temsilcisi Nietzsche'nin "son insan"ı olan bir palyatif topluma yol açtığını görürüz. Bu toplum bir sürekli anestezi uygular: "Arada az miktarda zehir: bu hoş rüyalar sağlar. Son olarak da çok miktarda zehir, hoş bir ölüm için. [...] Gündüz için hazcıklar, gece için hazcıklar vardır ama sağlıktır değer verilen. 'Mutluluğu keşfettik' - der son insanlar ve gözlerini kırpıştırırlar."
Sayfa 65 - Metis yayınları·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
Reklam