Mrcl

Platon katı bir özdeşliğin savunucusu olarak değişime ilişkin en ufak belirtiyi mahkum eder. Taklide yönelik eleştirisi özellikle görünüşü ve oyunu hedef alır. Her tür sahnelemeyi yasakladığı gibi şairlerin kendi hakikat şehrine girmesine de izin vermez: "Öyleyse her kılığa girmesi, her şeyi ustaca taklit etmesini bilen bir adam, bizim topluma gelip de şiirlerini halkın önünde söylemek isterse, bu kutsal, bu eşsiz, bu tadına doyulmaz şairin önünde saygıyla eğilir ve deriz ki: Bizim ülkemizde senin cinsinden insanlar yok, olması da yasak. Böylece başına kokular sürer, çelenkler takar, onu başka bir ülkeye yollarız. Şeffaflık toplumu da ayartmaya, başkalaşıma yer vermeyen şairsiz bir toplumdur. Yanılsamalar içeren görüntüler, görünüşler, ayin ve törene ilişkin işaretler yaratan ve hiper-gerçek, çıplak olguların (Fakten) karşısına artifaktları ve karşı-olguları (Antifakten) çıkaran şairdir sonuçta
Felsefe
Reklam
Anlatısallıktan yoksunluk işlemciyi (Prozessor) anlatısal bir olay olan dini tören alayından (Prozession) ayırır. İşlemcinin aksine tören alayının kesin bir yönelimi vardır. Bu nedenle de müstehcenlikle hiçbir ilgisi yoktur. Her iki kavram da Latincede "ilerlemek" anlamına gelen procedere fiilinden türemiştir. Tören alayıbir anlatı içersine yayılmıştır, bu da ona bir gerilim kazandırır. Tören alayları bir anlatının belli bölümlerini sahneler halinde sergiler. Bu sahnelemedir ayırt edici özelliği. Anlatısallıkları nedeniyle tören alayları kendi zamanlarına sahiptir. Bu yüzden de ilerlemelerini hızlandırmak ne mümkün ne de anlamlıdır. Anlatı ekleme değildir. İşlemcinin ilerlemesinde ise anlatısallıktan eser bulunmaz. Etkinliği resimsiz, sahnelemesizdir. Tören alayının aksine hiçbir şey anlatmaz, sadece sayar. Sayılar çıplaktır. Aynı şekilde Latince procedere fiilinden türeyen işlem (Prozess) de, işlevselliği nedeniyle, anlatısallık açısından fakirdir. Bu açıdan bir koreografi ya da sahne düzenlenişi gerektiren anlatı akışından farklıdır. İşlevsel olarak belirlenmiş işlem yönlendirmenin ya da yönetmenin nesnesidir sadece. "Hiçbir sahne kalmadığında ve her şey acımasız bir şeffaflığa kavuştuğunda" toplum müstehcenleşir.
Felsefe
Ayin ve törenlerse ivmelenmeye gelmeyen anlatısal süreçlerdir. Bir kurban törenini hızlandırmaya çalışmak hürmetsizlik olur. Ayin ve törenlerin kendilerine has zamanları, ritimleri, ölçüleri vardır. Şeffaflık toplumu ayin ve törenlerin hepsini ortadan kaldırır, çünkü bunlar işlemsel hale getirilemez, yani enformasyon, iletişim ve üretim dolaşımının hızlandırılmasına engel oluştururlar.
Felsefe
"Müzik" ancak "gözler kapandığında" ortaya çıkar. Barthes, Kafka'dan alıntı yapar: "Onları zihnimizden atmak için çekeriz şeylerin fotoğraflarını. Benim öykülerim gözleri kapamanın bir türüdür." Müzik ancak resme tefekkür dolu bir mesafede duyulur. Gözle resmin dolaysız temasından doğan kısa devredeyse susar.
Felsefe
Kapitalizm her şeyi meta olarak sergileyip aşırı-görünürlüğe teslim ederek toplumun pornografikleşmesini en uca götürür. Sergi değerinin en üst noktaya çıkarılmasıdır hedeflenen. Kapitalizm cinselliğin başka bir kullanımını bilmez.
Felsefe
Reklam