Doğukan Canbulat

Bu durumda dingin düşünebilme adına doğru bir strateji formülü doğar. Doğru strateji = (+doğal denge) * (denge unsurları) Veya Doğru strateji = (-yapay denge) * (denge unsurları) Öncelikle doğal bir dengede miyiz yoksa yapay bir dengede miyiz buna bakacağız. Sonra denge unsurları olarak nihayetine eriştiğimiz sağlamlık, direnç ve kabiliyet unsurlarını kontrol edip bu değerlerle her ikisini çarptığımızda doğru strateji üzerinde olup olmadığımızın farkına varmaya başlayacağız.
Felsefe
Reklam
Mevcutta olan dengesinin doğal mı yapayım mı olduğunu bilmesi ve bu kalıcılık unsurlarının hayatındaki yaşamsal fonksiyonların gelişmesine destek verip vermediğini kavrayabilmesi için insanın birinci maddede neye inandığını bilmesi gerekiyor. İnandığımız şeyin ne olduğunu anladığımız andan itibaren bunun hayatımıza getirdiği karşılık sağlamlık olarak izah edilebilir. İnandığımız şeyin niteliği, hayatımızdaki yöntemlerin yani stratejimizin sağlamlığı olarak karşımıza çıkar. İkinci unsur olarak bu sağlamlığın yanında direnç gerekliliğidir. Bizler direnç için inandığım şeyin tarihini bilmeliyim sözüne erişmiş oluruz. İnandığımız şeyin tarihi, sağlamlık için gerekli olan şeyin doğru şekilde dirence sahip olup olmadığını ölçmek için gerekliliktir. Dolayısıyla ikinci maddemiz direnç olmalıdır. İnancımın nelere sebep olduğunu bilmeliyim ki, o benim için kabiliyetlerimi sınayabilecek derecede sağlamlık direnç ve yönelim biçimi oluşturabilirsin. Bütün bu unsurların sürdürelebilmesi için sağlam, dirençli ve kabiliyetli olma durumu hasıl olmazsa mevcutdaki inancımın hayatımda net olarak bir karşılığı bulunamaz.
Felsefe
Bir mektubunda "Akıllı kişiler, Şifa, mantığın her zaman işe yaramadığını bilirler. Zekice davranmak için, zekadan fazlası gerekir." demişti.
Felsefe
"İşin kökü muameleye ve gelir gidere dikkat etmektir. Zira ne verirsen yerini bulur. Nitekim ben bu akçeyi kendi elimin emeği olarak helal yoldan kazandım. Kaçınılmaz olarak hak sahibini bulur, o yüzden benim verdiğim bir Aleviye layık oldu."
Ebû Abbâs Nihâvendi·Kitabı okuyor
Eğitim
Filozoflara kapak
Puan vermedi·
Özellikle Efendimizden ve 4 halife dönemiden sonra, feth edilen topraklarda, Ehli Beytin ve Alimlerin düzen, adalet, sevgi, saygı, edeb, takva gibi hayatla ilgili her alanda gerekli çalışmaları olmakla beraber İslamı gerçek anlamda yaşayan yani Efendimizin hayatını bizzatihi tatbik edenler olmuştur. Evliya demek sadece duası kabul olunan zat değildir. Bu konuyu şöyle değerlendirebiliriz. İbni Semmak ve Harun Reşid'in konuştukları konular gibi.. Bu kitabın içinde ki Zatlar yaşamış olup döneminde bir çok bilim ilim adamlarına, devlet adamlarına, halktakilere fiiliyatın nasıl olması gerektiğini göstermişlerdir. Ne yazık ki bizler özür diliyoruz ki kitapta adı geçen Zat ları gerektiği kadar tanımamış ve tanıtamamışızdır. Fakat ulemanın şeriatı öğrendiği adamlar bu adamlardır. Ya da bir devlet adamının düzen için gerektiren gerekli ilmi öğrendiği, yada bir ayakkabıcının mesleğin erbabı olmak için bu Zat ların tornalarından geçmesi gibidir. Çünkü Ticaret sadece al sat değildir. Alım satımın içinde güven(çek-senet), mala olan duygu( Alman malı abi hiç bir şey olmaz), yada helal ( faiz) noktasında öğrenmemiz gereken bir çok şey vardır. Anlıyoruz ki bu adamlar Efendimizin yaşantısını kendilerine bir hakikat kabul edip öyle yaşamışlardır ki onlardan nice adamlar yetişip Osmanlı gibi 600 sene hakimiyet kurmuş ve oldukları yerde düzen adalet sevgi saygı olmuştur. En yakın tarih olduğu için söylenmektedir. Tabi kide sanayi devriminin ardından geliştirilen spekilasyonlar ve yalancı şeyhlerden dolayı bizler şeyh kelimesini duyduğumuzda korkumuz olmaktadır. Halbuki korkulacak değildir mesela Sultan 2. Abdulhamid hakkında bir çok kötü şey söylenmiştir, fakat teknolojiyi almış kullanmış ve kullandırtmıştır( hicaz demir yolları gibi), çünkü İbni Semmak Hz Sultan Harun Reşid'e şu
Tezkiretü'l EvliyâFerîdüddin Attâr · Semerkand Yayıncılık · 2013492 okunma
Reklam