(...) suskunluğun siyah okyanusundaki cam fanuslu bir dalgıç gibi yaşıyordu insan, kendisini dış dünyaya bağlayan halatın kopmuş olduğunu ve o sessiz derinlikten hiçbir zaman yukarı çekilmeyeceğini ayrımsayan bir dalgıç gibi...
"Bence yazar, hangi gerçekleri okurlarla paylaşmak istediğini, hangi acı gerçeklerin yalnızca kendisini ilgilendirdiğini saptayabilen kişidir. Dolayısıyla yazar, gizli benliğini en iyi yargılayan -en azından yargıladığım sanan- kişidir." diyor Tomris Uyar.
Tomris Uyar'ı tanımak, günlük yaşantısını, düşüncelerini, olayları yorumlayışını, sevdiği kitapları, yazarları, dinlediği şarkıları, çevresindekileri, sevdiği sevmediği herşeyi öğrenmek istiyorsanız kesinlikle okumalısınız.
Zamanının aydın bir kadını olduğunu düşüncelerinden anlayabiliyorsunuz. Yaşantısını sade ve içten bir dille anlattığı bir kitap. Genel olarak beğendim ancak okurken de sıkıldığım noktalar oldu. Başlayıp bir iki günde bitirmek yerine ara ara açıp okumalık ve meraklısının çok daha fazla ilgisini çekebilecek bir kitap olduğunu düşünüyorum. Henüz okumamış olanlara keyifli okumalar dilerim. :)
"... bence en önemli sorun, yazdıklarımıza omuzumuzun üstünden kaçamak bir bakış atan birinin, gizli benliğimizi yargılayan birinin uyandırdığı korkudur."
Anais Nin
"Günün herhangi bir saatinde,
Saati sorsan birilerine,
Onlar da -sözgelimi- 'on yedi otuz' deseler hep,
'Zaman buymuş, anladım,' diyeceksin elbette.
Nasıl buluyorsun bu yıl kendini,
Göğsündeki ruhbilimsel saate göre,
Bana sorarsan, yıllar önce nasılsan Öylesin gene,
Hepsi hepsi bir kedin öldü sadece.
Duvarlara fotoğraf falan asma,
Ve konsol ve ayna çerçevelerine,
Hele aile resimlerini hiç mi hiç,
Baktıkça renksizliğe dönüşüveriyor,
Olmayan bu zaman parçaları -sen ne dersen de-"
Edip Cansever