Yaralı doğuyoruz dünyaya...
Anne karnından ayrılmak zorunda kalarak, hayata ağlayarak başlıyoruz.
Sonra hep o aynı güvenli, emin, sıcak yeri arıyoruz…
Bir ev istiyoruz sığınabileceğimiz, bir aile istiyoruz hiç terk etmeyen, boş vermeyen, yok olmayan; bir sevgili istiyoruz bir ömürlük tamamlayan...
Sana seni anlatamadığım
Şiirlerimin
Satırları mısraları uçuyor havalara
Ne yaptın bana böyle
Nedir bu sensizlik
İsyankâr etti sensizliğin
Hislerimi şiirlerime gömdüm
Ölüyorum hislerimle haberin yok
İsyankâr oldum
Sana seni anlatmaktan
Sen bile anlamıyorsun...
İster büyük, ister küçük olsun: "Takıntılar ansızın çıkar karşımıza..."
Hayat, anlarda gizli. Ne düşündüğünü ve hissettiğini fark ettiğin an, gerçek yaşamın şekillenmeye başlar.
Her şey bir anda oluvermişti. Aniden sert bir şekilde sert bir zemine çarptığını hissetti. Zorlukla yerinden doğrulmaya çalıştı. Gözlerini araladığında her yerin zifiri karanlık olduğunu fark etti. Büyük bir boşluktaydı ve bu yerin güneş alan hiçbir yeri yoktu. Çarpmanın etkisiyle yeniden yere çöktü, dizlerini karnına çekti. Gözleri yavaş yavaş ortama alışmaya başladı. Gözlerini ovuşturup iyice bakınca parıltılar gördü. Parıltılar yanıp sönmeye başladığında bunların bir çift göz olduğunu fark etti...