"Her insanın ruhunun diğer insanlarla bir şeyler paylaşması , gezip görmesi gerekir.O ruh hayatta bunları yaşayamazsa bunu ölümden sonra yapmaya mahkûmdur. Dünyayı dolaşmakla lanetlenir , yaşayamadıklarını ölümünden sonra görür ama tecrübe edemeden uzaktan bakar.!"
Kitaplar,bir zaman bana , insanları sevmek lazım geldiğini, insanları sevince tabiatın, tabiatı sevince dünyanın sevileceğini , oradan yaşama sevinci duyulacağını öğretmiştiler . Hayır, şimdi insanları kitapların öğrettiği sekilde sevmiyorum.
Ve o yıpranmışlık içinde herkes mutsuz ve kimse kimseyi sevmiyor.Kimse kimseden hoşlanmıyor bile.Neredeyse nefretten de kötü bir kopukluk duygusu ,salondaki duman bulutu kadar yoğun...İnsanlar yalnızca birbirlerine tahammül etmek ve hatta tahammül edememek için bir araya geliyorlar sanki.Çok korkutucu bir şey bu.