Mahru

Mahru
@Mrs_darcy__
Biraz sanat, biraz felsefe ve fazlasıyla psikoloji..
Puan vermedi·192 syf.··
2026 2. kitabı
·
64 günde okudu
·
Okunma: 15 Nisan 2026 19:48
Uzun zamandır okumak istediğim ama okumayı sürekli ertelediğim bir kitaptı Simyacı. Daha ilk sayfalarda Coelho’nun bizi kitaptaki delikanlıyla beraber uzun bir yolculuğa çıkarmak istediğini anladım. Santiago’nun yolculuğuna şahit olan bir okur olarak söyleyebilirim ki bir yolculuğun bu denli sakinleştirici ve öğretici bir özelliğe sahip olması beni etkiledi. İnsanın kişisel menkıbesinin peşinden gitmesinin zor ama ne kadar zevkli bir his olduğunu derinden hissettim. Önemli olanın geleceğe dair düşünmek değil, “şimdiyi” yaşamak ve insanın hayattaki en büyük arzusunun esasen keşfetme arzusu olduğunu anlatan güzel bir kitap.
1000Kitap
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,4bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·296 syf.··
2025 25. kitabı
·
44 günde okudu
·
Okunma: 25 Kasım 2025 01:19
Hepimizin “keşke”leri vardır hani.. Ya böyle bir karar verseydim ya evet yerine hayır deseydim nasıl bir hayatım olurdu? Evet, hayatımız birden çok olasılıkla dolu. Ve evet bilmediğimiz ve yaşayabileceğimiz bir çok hayat var. Her defasında keşke daha farklı olsaydı dediğimiz yaşantılar.. İşte bu keşkelerle yüzleşmemizi sağlayacak bir eser. Hayata dair pişmanlık biriktiren bir çok kişiye severek önerebileceğim bir kitap. Hayatı pişmanlıklarla dolu olan Nora ve ona yaşamayı hatırlatacak, yaşamayı sevdirecek olan gizemli bir kütüphane.. Nora’ nın kendi iç çatışmaları, seçtiği her hayatta yaşadığı olumsuzluklar, aslında hiç bir hayatın tamamıyla mükemmel olamayacağını gözler önüne seriyor. Keşkelerle oyalanmak yerine an’ da kalarak yaşadığımız bu hayatı iyi ki diyebileceğimiz bir şekilde yaşamamız gerektiğini, her anımızın aslında çok kıymetli olduğunu, kaçıp gitmek istediğimiz yerin aslında kaçtığımız yer olduğunu fark etmemi sağladı sevgili Nora:) Ve eklemek isterim ki bu kitabı okuduktan sonra aklınızda önemli bir mesaj kalıyor: “Hayat keşkelerden değil iyikilerden ibaret olmalıydı, insan anlamak için değil yaşamak için yaşamalıydı.”
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598bin okunma
Puan vermedi·87 syf.··
2025 7. kitabı
·
65 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2025 09:36
Kitabı bitirdikten sonra “Ne okudum ben böyle?” diye sorguladığım bir kitap oldu. İçindeki cümleler, içsel çözümlemeler o kadar ağır ki. Bu cümleler yazarın buhranlı ruhunu en derinden hissettiriyor, zaman zaman korkuyla ürpermenize neden oluyor. Karanlık, kasvetli, yalnız hissettiren bir kitap. Bazen hayal ve gerçek birbirine karışıyor, ya da her şeyin bir rüyadan ibaret olduğuna inanmanızı sağlıyor. Okuyup bitirdikten sonra olayları net olarak hatırlamıyor ama hissettirdiği o huzursuzluğu epey bir süre hatırlıyorusunuz. Güzel ama ürpertici, merak edilesi ama anlaşılması zor bir kitap.
Edebiyat
Kör BaykuşSadık Hidayet · Ötüken Yayınları · 202036,6bin okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2025 13. kitabı
Yalom’ un ilk okuduğum ve en sevdiğim kitaplarından biri. Kendi alanımdan okumalar yapmayı seviyorum ve Yalom da alanımda örnek aldığım ve kitaplarını okumayı sevdiğim bir psikiyatr. Bu kitapta 10 farklı terapi seansı yer almakta. Her bir danışanda, hastada ayrı bir hayat hikayesi ve ayrı bir psikolojik sorun. Seans içinde Yalom’un kendine hatırlattığı olaylar ve düşünceler oldukça ilgimi çekti ve kitapta bir çok cümlenin altını çizdim. Yalom’ un kendi içinde bazı iç hesaplaşmaları, seans içindeki davranışları , sorduğu sorular ve cevapları oldukça ilgi çekici türden. Aynı zamanda felsefe ile olan bağlantısı ve Marcus Aurelius’dan da alıntılar yapması stoa felsefesine olan ilgimi artırdı. Psikolojiye ilgi duyan okurlara ve meslektaşlarıma gönül rahatlığıyla önerebileceğim bir kitap.
Psikoloji
Günübirlik HayatlarIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 201616,2bin okunma
Puan vermedi·432 syf.··
2025 19. kitabı
·
149 günde okudu
·
Okunma: 12 Ekim 2025 01:37
Nihayet bitirdim. Güzel bir kitaptı ancak beklediğim bir sonla bitmemesi beni şaşırttı, hem sevindim hem üzüldüm. Tolstoy yaşanılan dönemin özelliklerini çok detaylı bir şekilde anlatmış gerek siyasi gerek dini gerekse sosyokültürel açıdan çok güzel betimlemeler sunmuş. Katyuşa’nın çektiği acılar ve verdiği savaşlar, Nehludov’un kişiliğindeki değişimler oldukça güzel ve akıcı bir dille anlatılmıştı. Kitabın adının neden “Diriliş” olduğunu merak ediyordum. Kitabı bitirdiğimde anladım ancak bunu. Kitapta anlatılan bir çok sey olmasına rağmen asıl odaklandığımız her zaman Nehludov’un ve Katyuşa’ nın kişiliğindeki değişimler oluyor. İkisinin arasında geçen diyaloglar, kendi başlarına kaldıklarında iç dünyalarında verdikleri o savaşlar ve kişiliklerindeki, davranışlarındaki o değişim… Aslında burada Katyuşa ve özellikle Nehludov’ un dirilişine şahit oldum. Hayatlarından manevi bir zevk almayan, yaşama amacı bulunmayan iki ruhun, karşılaştıklarında aralarındaki iletişim ve yardımlaşma sayesinde tekrar dirilişiydi bu roman.
Edebiyat
DirilişLev Tolstoy · Armoni Yayıncılık · 200321,5bin okunma