Kör Baykuş

Sadık Hidayet
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·87 syf.··
Beğendi
·
2022 15. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2022 00:44
Merhaba İranlı yazar Sadık Hidayet ve kitabı Körbaykuş ile geldim. Yazarın hayatını ve İntihar edişini bir yerde okuyup yine aynı yerde kitaptan bir çok alıntıyı okuyunca aşırı merak ettim ve hemen alıp okudum kitabı. Çok kısa bir kitap olmasına rağmen anlaması zor ve ağır bir kitap. Çünkü zaman mekan arası geçişler bir anda ve anlamlandıramıyorsunuz. Bence kitabı net anlamak için iki kere okumak şart. Yazar kendi içinde bulunduğu depresif hayatı karakterine çok güzel yansıtmış. Karakterimiz tüm hayatını bir çırpıda aktarıyor fakat çoğu zaman afyon sarhoşluğunda olduğu için anlattıklarının gerçek veya hayal olduğunu anlamlandıramıyorsunuz. Her inceleyen ve okuyucunun aksine farklı bi açıdan bakarak acaba tüm anlattıkları karakterin şarhoşluk ve şizofreni kurmacasımı diye düşündüm kitabın sonunda. Yani şöyle; aslında karısı bir aşüfte değil ve her gece kendisiyle birlikte oluyor fakat karakter şizofren dünyasında onu o şekilde görüyor. Benim için bi bulmaca gibiydi aslında konu. Karakterin buhranlı halinden ziyade yaşadıklarını toplamaya çalıştım. Ben sevdim fakat herkesin okumayı tercih edeceği bir kitap olduğunu düşünmüyorum.
Kör BaykuşSadık Hidayet · Ötüken Yayınları · 202036,7bin okunma
“ YARALAR VARDIR, RUHU KEMİREN.”
8/10
·87 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2026 00:12
Bu kitap varoluşsal bir çığlık. İran edebiyatının ünlü yazarı Sadık Hidayet’in Kör Baykuş isimli kitabı hayatımda okuduğum en karmaşık kitap oldu. Kitapta beni rahatsız eden bir çok tasvir var ve açıkçası çoğu yeri okurken hem anlamlandıramadım hem de fazlasıyla huzursuz hissettim. Eser bir çırpıda bitecek kadar akıcı fakat bir o kadarda anlaması zor bir kitap. Sadık Hidayet bu eseri yazarken ağır bir bunalımda olduğu için o buhranlı halini kitapta çok net hissediyoruz. Tekrarlayan o ölüm korkusu ve buna tezat oluşturacak şekilde ölüme duyulan o aşırı istek beni oldukça şaşırttı. Ayrıca yazarın kitapta tercih ettiği bu yoğun sembolizm eseri tek seferde anlamayı oldukça güçleştiriyor. Çünkü kitaptaki her nesne ve her kişinin ( mor nilüfer çiçeği, servi ağacı, çekik gözlü siyah elbiseli Türkmen kızı, kopuk baş, öteberi satan adam vb. ) farklı bir sembolik anlamı var. Farklı duygu ve durumları temsil ediyorlar. Bunları anlamaya çalışmak beni aşırı yordu bu sebeple bir yerden sonra yazılanları anlamaya çalışmayı bıraktım ve sonunun ne olacağı ile ilgili aşırı bir merak duygusu ile bitirdim kitabı. Biraz karakterden bahsedeyim istiyorum (her ne kadar çok çözemesem de). Ana karakterimiz yazar gibi ağır buhranlı, kendisini toplumdan soyutlamış, gölgesiyle konuşan, afyon bağımlısı, yoğun ölüm korkusu yaşayan ve bence biraz da şizofrenik bir karakter. Düşünceleri onu, ruhunu yavaş yavaş kemirip tüketiyor. Çoğu davranışı tekrarlayan davranışlar. Zaten kitaptaki zaman akışı normal değil başta olan olaylar diğer bölümlerde farklı şekilde tekrarlanıyor. Karakter çoğu olayı kendisinin yaşadığını bilmiyor ya da hatırlamıyor. Eserde karakter dışında bahsedilen çoğu kişi bence ana karakterin hayal dünyasındaki diğer kişilikleri. Toplumsal soyutlanmışlık onda hayatın çirkin,kaba
1000Kitap
Kör BaykuşSadık Hidayet · Ötüken Yayınları · 202036,7bin okunma
Kısa olmasına rağmen uzun süren kitap!
Puan vermedi·87 syf.·
2022 11. kitabı
Geceleri okunduğunda huzursuz rüyalar görme garantili. Kahramanın ruh hali okuyucuya öylesine geçiyor ki, hem bir an önce kurtulmak istenilen bir lanet hem de içinde bulunmaktan garip bir zevk alınan karanlık kuyu gibi... Olay akışı ise her an rüyadan uyanacak da hikaye o zaman başlayacak hissi verse de, asıl hikayenin kahramanımızın kör baykuş olan gölgesine kendisini tanıtmak kaygısı olduğunu görüyoruz. Oldukça sarsıcı ve etkileyici dolayısıyla tavsiye edilir. Sadık Hidayet Kör Baykuş
1000k
Kör BaykuşSadık Hidayet · Ötüken Yayınları · 202036,7bin okunma
Kör Baykuş - Sadık Hidayet
8/10
·95 syf.··
2021 63. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2021 15:44
Bazı kitaplar vardır, neresinden başladığın çok önemlidir. Kendi adıma kitaba yanlış yerden başladığımı itiraf edebilirim. Eserin başında Sadık Hidayet ile ilgili genel bir bilgilendirme yapılmış ancak kitabı daha iyi anlamak için eserin sonunda yer alan yazarla ilgili önemli bilgileri okuyarak esere başlamanız kitabı daha iyi anlamanıza vesile olacaktır. "Hayat hikâyemde önemli bir şey yok, başımdan ilginç olaylar geçmedi. Ne yüksek bir mevki sahibiyim, ne de sağlam bir diplomam var. Okulda hiçbir zaman örnek bir öğrenci olamadım, başarısızlıklar her yerde buldu beni. Nerede çalışırsam çalışayım silik, unutulmuş bir memurdum; şefleri memnun edemedim. İstifa ettim mi seviniyorlardı... Bırak gitsin, yaramaz! Çevrem böyle görüyordu beni, haklıydılar belki de." Eserde kahramanın farklı bir psikolojiye sahip olduğu görülüyor. Olaylar da psikozlu ruh haliyle anlatılıyor. Bu nedenle mekanlar ve zaman arasında geçişler oldukça belirsiz ve gerçek ile hayal ürünü arasında da aynı belirsizlik devam ediyor. Sadık Hidayet bir intihar ile son veriyor yaşamına. Eserde de ölüm kelimesine sıklıkla rastlanıyor. Ancak yine de eserdeki kahraman ile yazarın hayata bakışını özdeşleştirmek doğru olmayacaktır. Zira kahraman eserde bir cinayet işleyebilen nitelikte gerçekte ise karıncayı dahi incitmeyen bir karakterdedir. İran Edebiyatının önde gelen yazarlarından biri olarak tanınmaya değer bir şahsiyet olduğunu düşünüyorum. Farklı bir dili ve üslubu var. Kendisinde Ömer Hayyam'ın etkisini de görmek mümkün. Eserde kullanılan birçok kelimenin açıklaması da dipnotlar ile verilmiş. Kısa olmasına rağmen yorucu bir o kadar da değerli bir eser. Eserden başladığım incelememi yine eserde yazarın hayatı bölümünde yer alan bir alıntıyla bitirmek istiyorum: "Ölümünden az önce bir hikâye taslağı
Edebiyat
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 202636,7bin okunma
“KÖR BAYKUŞ…”
8/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2023 49. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2023 18:07
Çok bilinen, hakkında fazlasıyla yazılan bir eser. Okumakta biraz geç kaldığımın farkındayım, ama başyapıt diye bir şey varsa o da Kör Baykuş’tur. Modern İran Edebiyatından farklı bir kitap. Sadık Hidayet ile tanışmam bu kitap sayesinde oldu. Biyografisinden ve kitaptan anladığım üzere, yazar hayatı boyunca kendini bir yere ait hissetmemiş. Hayatı sıkıntı, baskı ve bunalımlarla geçmiş. Yaşadıkları ve okudukları yazarı din karşıtlığına ve Ömer Hayyam hayranlığına sevketmiş. Üç ülkeye bölünmüş, İran’da doğmuş, Fransa’da eğitim almış, Batı ve Doğu kültürüne karışmış ama yine de kendini bir yere koyamamış. Kör Baykuş’ta da dediği gibi: ‘Birisiyle konuşsam, bir şey yapsam, türlü konularda söze karışsam; gönlüm başka yerde, aklım başka yerde ve ayıplıyorum kendimi. Dağılan, çözülen bir kitleyim ben, böyle de kalacağım. Acayip, biçimsiz bir karışımım,’ diyor. Ölüm temasının yoğun olduğu, karamsar bir insan ve karanlık bir hikâyesi var.. Hikâye, alkol ve afyon bağımlısı ruh hastasının hayatı anlamlandırmaya çalışması, güzellik ve dürüstlüğü aradığı yolda yenik düşerek, kendini şeytana teslim edişini anlatıyor. Kitaptaki kahramanımızın işi kalemdanlar* üzerine resim yapmak, bunları boyamak. (*Kalemdan: Ar. eskilerde kalem konulan kutu). Yaptığı resimlerde hep bir servi çiziyor. Dibinde kambur ihtiyar bir adam, bağdaş kurmuş oturuyor, Hint fakirine benziyor. Karşısında siyah entarili bir genç kız, ona eğilmiş bir gündüz sefası uzatıyor, aralarında bir dere. Bu resmettiği güzel ile evinin penceresinde rast geliyor. Bir bakıyor aynı manzara. Sonrasında gelişen olaylar bir sanrı mı yoksa gerçek mi, işte orası size kalmış.. Kör Baykuş romanının ilk yayını Hindistan’da yapılmış, çünkü yazarın memleketi İran’da satışı yasaklanmış. O dönemin politik havasında çeşitli içsel buhranlar (alkol ve
Roman-Edebiyat
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 202636,7bin okunma
Damıtılmış bir metin, bazı cümleleri akordiyon gibi..
10/10
·96 syf.··
2022 18. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 19 Mart 2022 00:00
..okurken beyninizde açılıyor ve kat yerlerinden toparlayana kadar bir taraftan okuduğunuz sonraki kısımlar boşluğa gidiyor* Genel olarak Dostoyevski hayranı olan, ‘Dvoynik’ kitabında şizofreniye katkısını ‘Karamazov Kardeşler’in’ ise her yanını öven Freud acaba Hidayet’in bu kitabını okusa psikozu nasıl bu kadar iyi kullandığını sorgular mıydı.? Hidayet kitapta; ölümü, bir kadına olan arzuyu, kini, nefreti, bekleyişi, bir sineğin anlamsız ömrünü, tanrıyı, zehirin var ettiği hayatı, ihtiyarlığı ve gençliği, var olmayı ve yok olmayı, gölge kavramını, annesi olan rakkaseyi, hindistan'da yapılan kobra hapsini müthiş bir biçimde anlatıyor; varoluşçuluğun adeta tadına bakıyor ve bunu çok karanlık bir şekilde dile getiriyor. Yani karanlık bir yolculuğa çıkıyorsunuz, karanlık içindeki karanlığı görüyorsunuz sonra daha karanlık daha da karanlık..tedirgin edici, kasvetli bir yolculuk. Kitapta kaybolmamak imkansız. birbirini andıran pasajlar, paragraflar ve göndermeler, İran edebiyatına keskin bir giriş yapmak istiyorsanız ilk okumanız gereken yazar hidayet'tir. Bana, Zweig'ın ve Kafka'nın kitaplarındaki o şahane eylemsizliği, aylakça yürütülen başkaldırıyı, nihilizmi hatırlatıyor. Kitap fazlasıyla din, tekke, tarikat, şeyh vs. karşıtı, bununla da yetinmiyor; İran toplumunun dört bir yanını sarmış pası derin gözlemlerle anlatıyor. ikili ilişkiler özelinde İran'ın kaldıramayacağı düzeyde bir sadizmi/mazoşizmi ve ahlaksızlığı ortaya çıkarıyor, Hidayet. bunu âdeta bile isteye yapıyor, bulunduğu toplumu rahatsız ederek 'ben buradayım!' demek istiyor. 'Ben buradayım ve sizin kendinize yakıştıramayacağınız ancak size ait bütün bu gözardı ettiğiniz ya da görmek istemediğiniz gerçekleri üstüme almaktan onur duyuyorum!' diyor. Herkesleşmiş, birbirinin aynısı, onun
1000Kitap
Kör BaykuşSadık Hidayet · Dorlion Yayınları · 202036,7bin okunma
Kör mü baykuş?
9/10
·95 syf.·
2025 9. kitabı
Kitap hakkındaki fikrimi yazmadan önce Sadık Hidayet hakkında kitabın başında ve sonunda verilen kısa bilgilere değinmek istiyorum. Yazarın ölümünden birkaç yıl önce kendinden şöyle bahsettiğini naklediyor arkadaşı Bozorg Alevi: "Hayat hikâyemde önemli bir şey yok, başımdan ilginç olaylar geçmedi. Ne yüksek bir mevki sahibiyim, ne de sağlam bir diplomam var. Okulda hiçbir zaman örnek bir öğrenci olamadım, başarısızlıklar her yerde buldu beni. Nerede çalışırsam çalışayım silik, unutulmuş bir memurdum; şefleri memnun edemedim. İstifa ettim mi seviniyorlardı... Bırak gitsin, yaramaz! Çevrem böyle görüyordu beni, haklıydılar belki de." “Ölümünden az önce bir hikâye taslağı kaleme almıştı, şuydu konu: Annesi, ‘Salgı salamaz ol!’ diye beddua eder yavru örümceğe. Küçük örümcek ağ yapamayınca ölüme kurban gider. — Hidâyet’in hayat hikâyesi miydi bu?" Daha sonra Paris'teki bir evde intihar etmiş bulunur.. Sadık Hidayet in hikayesi acaba bu muydu, bu kadar mıydı?.. Kitabın sonunda yer alan biyografiyle okumaya başlarsanız, düğüm düğüm çözülür yazarın iç dünyası. Ama benim gibi bilmeden sonunu sonra okursanız, kitap bitince "şimdi daha iyi anlıyorum" hissine kapılırsınız. Okumaya başladığınız anda yapbozun ilk parçasını yerleştirmekle başlıyorsunuz hikayenin inşasına. Adım adım işlenen bir hikaye ve kitap bitmeden başını anlamanız pek de mümkün değil. Hikaye tüyler ürpertici bir şekilde başlıyor. Bir kadının okurken dehşete düşmemesi pek mümkün değil. Zira hikayenin başında tasvir edilen olayın çok benzerine daha birkaç ay önce şahit olduk ülkecek.. Ben sanırım izlediğim, okuduğum her şeyi yaşamımızda tartma gibi bir hataya ya da zaafa düşüyorum. Kitabı okudukça kahramanın haleti ruhiyesini anlamak mümkün oluyor. Her sayfada bir acaba mı yaşıyorsunuz ama tam olarak ne, adını
1000Kitap
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 202636,7bin okunma
Kasvetli bir yolculuk canınız çekiyorsa okuyun;
Puan vermedi·112 syf.··
2025 27. kitabı
Şimdiden belirteyim; Yoğun varoluşsal sancılar hissedeceğiniz bir eser. Bizdeki ölüm şairi Cahit Sıtkı Tarancı ise İran edebiyatındaki ölüm yazarı da Sadık Hidayet olmalı bence. Ne kadar kurgu da olsa ölümü öyle bir anlatmış ki ölümü zihninde provasını yapan, ölüme kutsallık yükleyen, ölümden korkan aynı zamanda ölümü merak eden bir adam kendisi.. Peki ne anlatıyor biraz bahsedecek olursak; iç dünyasında çok sık çatışma yaşıyor, yalnızlığı seviyor, sorguluyor, ağır bunalımlı bir yazar. Okuduklarımdan kızı kesip bavula koyma düşüncesinden şizofren olduğunu bile düşündüm.Öyle bir kurgu var ki spoiler vermemek adına yazmayacağım. Biraz Edgar Allan Poe tadında.. “Kendimi bütün ruhumla unutmanın uykusuna bırakmak istiyordum. Unutmam mümkün olsaydı, unutmak sürekli olsaydı, gözlerim kapansaydı da azar azar uykunun ötesine, mutlak hiçliğe gömülebilseydim, varlığımı artık hissedemez olacağım noktaya varsaydım, bir mürekkep damlasında, bir musiki ahenginde ya da renkli bir ışında erir giderdim ve sonunda dalgalar ve şekiller öyle büyürlerdi ki, hissedilmezin içinde silinir, yok olurlardı. O zaman dileğime kavuşurdum.” Kaybedecek bir şeyim kalmadığında ben de böyle duygu karmaşası yaşıyorum.Hangimiz böyle hissetmedik? O zehirli şaraptan ben de içmek istedim. Arka fonda; Barış Akarsu “aşkın şarabından bilmeden içtim”. dinleyerek yazıyorum bunları.. Derin bir burukluk, boşluk bıraktı ben de belki okuduğum dönem sıkıntılı bir döneme denk geldiği için olabilir, bilemiyorum. Bir solukta okuyabileceğiniz bu eseri okunacaklar listenize eklemeyi unutmayın derim.
İnceleme
Kör BaykuşSadık Hidayet · Ayrıntı Yayınları · 202036,7bin okunma
Puan vermedi·95 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
Sadık Hidayet’in Kör Baykuş kitabı, okurken beni en çok zorlayan ama aynı zamanda en çok etkileyen kitaplardan biri oldu. Açıkçası başta ne okuduğumu tam anlayamadım. Hikâye çok net ilerlemiyor, olaylar bazen karışıyor, gerçek ile hayal birbirine giriyor. Ama biraz sabredince kitabın asıl gücünün burada olduğunu fark ettim. Kitapta anlatıcı sürekli bir iç hesaplaşma halinde. Yalnızlık, karamsarlık ve hayata karşı bir yabancılaşma hissi çok yoğun. Okurken sanki birinin zihninin içine girip onun en karanlık düşüncelerini dinliyormuşum gibi hissettim. Bu da kitabı hem ilginç hem de biraz rahatsız edici yapıyor. En çok hoşuma giden şey, kitabın atmosferi oldu. Sürekli bir sıkıntı, bir huzursuzluk var. Ama bu bilinçli yapılmış gibi. Yazar, okuru rahat ettirmek istemiyor zaten. Tam tersine, o karanlık duyguyu hissettirmek istiyor. Bence bunu çok iyi başarmış. Kör Baykuş klasik bir roman gibi değil. Başı, ortası, sonu net olan bir hikâye bekleyenler için zorlayıcı olabilir. Ama daha çok insanın iç dünyasına odaklanan, duygular üzerinden ilerleyen bir kitap. Bu yüzden herkesin seveceği bir kitap olmayabilir ama farklı bir şey okumak isteyenler için kesinlikle değerli. Sonuç olarak, Kör Baykuş anlaşılması kolay bir kitap değil ama hissettirdikleri çok güçlü. Okuduktan sonra aklımda net bir hikâyeden çok bir duygu kaldı: karanlık ve yalnızlık. Bu yönüyle bence unutulmayacak bir kitap. Kör Baykuş
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 202636,7bin okunma
7/10
·104 syf.··
2025 58. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Ekim 2025 19:05
Başta ağır bir depresyon geçiren platonik bir aşığın anlatılarına benzeyen bu kitap sayfaları çevirdikçe depresyondan çok daha ötede bir hastalığa-belki şizofreniye- sahip birinin saplantılarına, takıntılarına dönüşmesiyle hazmetmesi zor bir edebi eser haline gelmiş. Herkesin beğenebileceği türden bir kitap değil. Hayatta hiç delirmemiş veya delirmenin eşiğine gelmemiş kimselerin empati kurabileceği türden bir karakter değil karşımızdaki, anormal biri. Hassas kalplere ve psikolojisini durduk yere bozmak istemeyenlere önermiyorum. İlgilisi uzun uzun kitap hakkında incelemelerde bulunabilir ama ben çok bir şey yazmak istemiyorum. Ağır, çarpıcı ve rahatsız ediciydi.
1000Kitap
Kör BaykuşSadık Hidayet · Kırmızı Kedi Yayınevi · 202436,7bin okunma

Yazar Hakkında

Sadık HidayetYazar · 27 kitap
Sadık Hidayet (Farsça: صادق هدایت) ‎ (17 Şubat 1903, Tahran - 9 Nisan 1951, Paris), modern İran edebiyatının önde gelen düzyazı ve kısa hikâye yazarı. 17 Şubat 1903 tarihinde Tahran'da dünyaya geldi ve bu kentteki Fransız Lisesi'nde eğitim gördü. 1925 yılında eğitimini sürdürmek amacıyla Avrupa'ya gitti. Bir süre diş hekimliğine ilgi duyduysa da mühendislik okumak için diş hekimliğinden vazgeçti. Fransa ve Belçika'da geçirdiği dört yılın ardından İran'a döndü ve kısa sürelerle çeşitli işlerde çalıştı. İlk hikâyelerini Paris'teyken yazdı. 1936'da Hindistan'a giderek Sanskritçe öğrendi. Buradayken Budizm'i inceledi ve Buda'nın kimi yazılarını Farsçaya çevirdi. Sadık Hidayet sonunda tüm hayatını Batı Edebiyatı çalışmalarına ve İran tarihi ile folklorunu araştırmaya adadı. En çok, Guy de Maupassant, Çehov, Rilke, E.A. Poe ve Kafka'nın eserleriyle ilgilendi. Hidayet birçok hikâye, kısa roman, iki tarihi dram, bir oyun, bir seyahatname ile bir dizi yergili komedi ve taslak kaleme aldı. Yazıları arasında ayrıca birçok edebiyat eleştirisi, İran folkloru ile ilgili araştırmalar ve Orta Farsça ile Fransızcadan yapılmış çeviriler yer alır. Sadık Hidayet, İran Dili ve Edebiyatını uluslararası çağdaş edebiyatın bir parçası haline getiren yazar olarak kabul edilir. Sonraki yıllarda, zamanın sosyo-politik problemlerinin de etkisiyle, İran'ın gerilemesinin sebebi olarak gördüğü monarşiye ve ruhban sınıfına yoğun eleştiriler yöneltmeye başladı. Eserleri aracılığıyla bu iki kurumun su-i istimallerinin İran milletinin sağırlığının ve körlüğünün sebebi olduğunu gösterme çabasına girdi. Çevresine, özellikle de, çağdaşlarına yabancılaşan Hidayet, son eseri Kafka'nın Mesajı'nda ancak ayrımcılık ve baskı sonucunda yaşanabilecek bir melankoli, umutsuzluk ve ölüm halinden bahseder. Sadık Hidayet'in en tanınmış eseri 1937 yılında Bombay'da yayımlanan Kör Baykuş'tur. Beethoven ve Çaykovski dinlemeyi seven ve afyon tiryakiliği bilinen Sadık Hidayet, resimle de uğraştı. Günümüze kalabilen resimleri Hassan Qa'emian tarafından bir araya getirildi. Kimileri bu eserlerde sanatsal bir değer bulmazken, kimilerine göre de bunlar geleceğin resimleridir. Ölümünü yirmi beş yıllık arkadaşı Bozorg Alevi şöyle anlatır: "Paris'te günlerce, havagazlı bir apartman aradı, Championnet caddesinde buldu aradığını. 9 Nisan 1951 günü dairesine kapandı ve bütün delikleri tıkadıktan sonra gaz musluğunu açtı. Ertesi gün ziyaretine gelen bir dostu, onu mutfakta yerde yatar buldu. Tertemiz giyinmiş, güzelce tıraş olmuştu ve cebinde parası vardı. Yakılmış müsveddelerin kalıntıları, yanıbaşında yerde duruyordu." Yılmaz Güney'in de yattığı Père Lachaise (okunuşu: per laşez) mezarlığında gömülüdür. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Sâdık_Hidâyet