Merve Kocabey

Merve Kocabey
@MrvKcby79
Çok katmanlı karakter dünyası: UÇURUM
10/10
·302 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Bazı romanlar vardır, okurken değil, bittikten sonra içinize çöker. Uçurum benim için tam olarak öyle bir roman oldu. En çok etkilendiğim şey, Serhat Kaya’nın kurduğu o çok katmanlı karakter dünyası oldu. 10’un üzerinde karakterin kendine has dünyası ayrı ayrı işlenmişti. Ve hiçbiri yalnızca bir “karakter” değil; her biri bir dönemin yükünü omuzlayan, suskunluklarıyla konuşan, kırılgan ama dirençli insan parçalarından yapılmış hayat kolajlarıydı. Özellikle bazı ana karakterlerin derinliği ve taşıdığı ağırlıklar, sayfalar ilerledikçe insanın içine işliyor. Romanın Franco dönemi anlatımı ise sadece tarihsel bir arka plan değil; adeta yaşayan, nefes alan bir baskı atmosferi. O dönemin karanlığı, korkusu, sindirilmişliği o kadar sahici ki… Ama asıl çarpıcı olan şu: Bu anlatı geçmişte kalmıyor. Okurken insan fark ediyor ki, anlatılan yalnızca bir ülkenin tarihi değil; bugün hâlâ dünyanın farklı yerlerinde, farklı biçimlerde varlığını sürdüren baskıcı düzenlerin yankısı. Roman, bunu bağırmadan, didaktik olmadan, sadece göstererek hissettiriyor. Yaklaşık 300 sayfa olmasına rağmen, elimden bitirmeden bırakamadığım nadir kitaplardan biri oldu. Her bölümde biraz daha derine çekildim; her sayfa bir sonraki için bir çekici zorunluluk yarattı. Bitirdiğimde ise içimde anlamlı bir boşluk kaldı; iyi edebiyatın bıraktığı o tanıdık boşluk. Abartarak değil, içtenlikle söylüyorum, bu roman, son yıllarda değil, ömrüm boyunca okuduğum en etkileyici 5 romandan biri diyebilirim. Uçurum, insanın içindeki sessiz yaralara, toplumların görünmeyen baskılarına ve tarihin bugüne uzanan gölgelerine tutulmuş güçlü bir ışık. Okunmalı demek yetersiz kalır… Bu kitap, hissedilmeli ve birkaç kez okunmalı. Serhat Kaya Uçurum
1000Kitap
UçurumSerhat Kaya · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202611 okunma
Reklam
Harikulade bir akış, muazzam bir final...
10/10
·214 syf.··
Beğendi
·
2024 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Kasım 2024 14:28
Serhat Kaya’nın Bekleme Odası isimli romanını yeni okudum ve sıcağı sıcağına düşüncelerimi yazmak istedim. Bir kere en başından söylemeliyim ki bu adam underrated olmamalı, eğer olursa bir okur olarak çok üzülürüm çünkü müthiş akıcı ve sürükleyici bir dille yazıyor. 3 yıl önceydi sanıyorum, Azad isimli romanıyla kalemiyle tanışmıştım. Orada Nusret Garo karakterine nasıl hayran olduysam burada da Bay Cenavi karakteri ben de benzer bir etki yaptı. Yazarın yaptığı en anlamlı şey bence oluşturduğu karakterler hangi ülkenin ya da hangi dönemin insanları olursa olsunlar, çağımız insanların ortak dertlerine dair uygulanabilir çözüm önerilerini de satır aralarında sunuyor olması. Ve bir başka güzel olan şey de, Serhat Kaya kitaplarını okuyor gibi değil de sanki dinliyor, hatta izliyor gibi okuyorum çünkü yazdığı cümleler ve betimleme tarzı resmen film izlermişçesine okumayı kolaylaştırıyor. Birçok büyük yazarın kitabını yarıda bırakmışlığım ve sonra devam edip bir süre sonra okumuşluklarım vardır ama bu yazarlar kötü ya da eserleri beğenmemekle ilgili değildi. Gündelik hayatta çok fazla uyarıcıya maruz kalıyorum işim gereği ve bir kitaba odaklanmam çok kolay olmuyor maalesef. İşte belki de Serhat Kaya’nın kitapları bu çukura düşmeme engel oluyor, geçişler çok rahat ve akıcı, okurken yormuyor. Mesele kitapta Paris’te Rue Lepic yokuşundan bahsediyor ama ben hiç Paris’e gitmemiş olmama rağmen orayı görürcesine ve bunu hiç yorulmadan hissederek okuyabildim. Sanki benim ülkemde, benim iyi bildiğim bir sokağı tasvir ediyor yazar. Kitabın arkasında Zülfü Livaneli’nin yazar hakkındaki notunun içinde yer alan “yerellikten çok genel insan davranışlarının izini sürüyor” saptaması kesinlikle çok yerinde olmuş, günümüz Türkiye’sinde yaşarken kendisini Nathan adlı karakterle
Edebiyat
Bekleme OdasıSerhat Kaya · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202476 okunma
Benimle konuşan kitap...
10/10
·172 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
Yeni, yine, yeniden Serhat Kaya İlk kez pandemi sırasında kalemiyle tanıştığım kitap Umursama olmuştu, sanki karşımda sohbet edercesine bir anlatım dili vardı ve bundan çok etkilenmiştim. Çünkü kişisel gelişim türünde okuduğum neredeyse tüm kitaplar direktifler yağdırıyor, sev, terk et, bağışla vb diyordu ve bunu faydalı bulmuyorum, ancak Serhat Kaya probleme işaret ederken kendisi bu sorunu yaşarken ve problemi aşarken hangi süreçlerden geçtiğini daha gerçekçi ve uygulanabilir önerilerle aktarıyordu. Katarsis'ten önce Azad isimli romanını okudum ve onu da beğendim ama yine de yazarın anlatı ve deneme türünde (her ne kadar tür kişisel gelişim kategorisinde olsa da) yazmasını daha çok sevdim. Mesela Huzursuzluğu Kitabı'nı okuyanlar veya F. Pessoa'yı sevenler Serhat Kaya'yı da sevecektir çünkü ben okurken tarzlarını benzettim. Katarsis kitap özelinde hızlı okunan akıcı bir eser olmuş, konular ön söz'den itibaren iç içe ilerliyor ve okuyana kendini iyi hissettiren deneyimlerin aktarımı ile devam ediyor. Kitabın içindeki Yalnızlık Edebiyatı, Hayat Otabanı, Muamma, Arınmanın Merkezi ve Asıl Mesele adlı bölümler en çok beğendim bölümleri oldu. Bu türü sevmeyenlerin dahi, karşısında kendisine zaman ayıran biri varmış oturmuş sizi dinliyor ve size anlatıyor formatında yazılmış bir eser olduğu için Katarsis'i bir gün mutlaka okumalarını önerebilirim. Katarsis
KatarsisSerhat Kaya · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202419 okunma
Renkli Rüyalar görmek koşullanarak mümkün mü?
10/10
·142 syf.··
Beğendi
·
2023 1. kitabı
Yazarın daha önce yayımladığı 4 kitabı da okudum, en çok roman türündeki Azad ve kişisel gelişim türündeki Umursama eserlerinden etkilenmiştim. Bu kitabı çıkınca heyecanla aldım ve bunu da çok beğendim. Kolay anlaşılır ve akan bir şekilde yazılmıştı yine. Yazar gördüğümüz rüyaları tasarlayabileceğimize inandırdı beni, çünkü buna insan olarak çok ihtiyacım olduğuna inanıyorum. Bir ömür gününün en az 3'te 1'i uykuda geçiyorsa o zamanları da kendine faydalı hale getirmeli insan ve kötü rüya görmemeli elbette bunu başarabildiği ölçüde. Kitabın içinde yanlış hatırlamıyorsam 30'un üzerinde ayrı bölüm şeklinde uykudan önce içilen su gibi rahatlatan, bir yandan da uyumadan önce zihnimi boşaltmaya teşvik eden kısımlar olması hoşuma gitti. Kemirgen, Balkon lambası ve yoksa sanıyor musun isimli bölümler en çok etkisinde kaldığım sonrasında uzun uzun düşündüren kısımlardı diyebilirim, okumadıysanız gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim.
1000Kitap
Renkli RüyalarSerhat Kaya · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202316 okunma
Uyuyamayanlar Online masasından yazara saygı ve selamlar
10/10
·124 syf.··
Beğendi
·
2022 1. kitabı
Yazarın Uyuyamayanlar Online programlarını spotify’dan takip ediyordum ve kitap çıkacağı için yayınlara ara vereceğini duyunca üzülmüşüm ama kitabı okuyunca iyi ki böyle yapmış dedim çünkü çok derli toplu bir anlatım ve bir o kadar da yalın ve sade, biraz daha uzun bir kitap olabilirdi ama diğer taraftan bakınca da anlatılmak istenilen her şey yerli yerinde, söz israfı yapıp tekrara düşmeler yok kitapta, dolu dolu ve net saptamaları var yazarın, başarılı daimi olsun.
Azınlıkta KaldıkSerhat Kaya · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202221 okunma
Reklam