Gece çökerken yeryüzüne, çiçek taçyapraklarını katlayıp uykuya dalar, sarılır arzusuna. Sabahın loş ışıklarında ancak açılır dudakları güneşten bir öpücük almak için. Demek ki çiçeklerin hayatı da yakıcı bir arzu, şehvetli bir birliktir; bir gözyaşı, bir gülümsemedir.
Aşkın, aşıkların yüzlerinde tatlı bir pembe renk bıraktığı söylenir. Yine aşk, aşıkları inceliği ve zarafete götürür. Aşıkların yüzlerindeki derin izler, hayat boyunca yüreklerinde taşıdıkları güzellik ve zarafetin izleridir.
Baktık umutlarımız boşa çıktı,
Olan oldu, çareler tükendi,
Üzüntü de son bulmalı artık.
Gelip geçmiş bir derdin yasını tutmak
Yeni derdi davet etmektir.
Kaderin ettiğine sessizce katlanan
Bir bakıma onu yenmiş olur.
Evin soyulduğu halde gülebiliyorsan,
Hırsızdan bir şey çalmış olursun sen de.
Oysa boşu boşuna üzülmek
Senden bir şeyler götürür mutlaka.
Hayat bizim suskunluğumuzda söyler şarkısını ve uykumuzda düş görür. Yenik düştüğümüzde ve aşağılandığımızda bile, Hayat yükseklerde kurar tahtını. Ağladığımızda da, Hayat güne gülümser ve biz zincirlerimizi sürüklesek bile, o özgür kalır.